<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayat Güncem</title>
	<atom:link href="http://hayatguncem.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hayatguncem.com</link>
	<description>Genel Sağlık Makaleleri bulunmaktadır</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Jan 2012 09:44:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>12 Eylül İddianamesi Kabul edildi</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2996-12-eylul-iddianamesi-kabul-edildi.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2996-12-eylul-iddianamesi-kabul-edildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 09:37:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2996</guid>
		<description><![CDATA[Döneminin Genelkurmay başkanı ve 7. cumhurbaşkanı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkındaki iddianame mahkema tarafından kabul edildi. Bilindiği üzere iddianamede Kenan evren ve Tahsin şahinkaya&#8217;nın müebbet hapsi isteniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Döneminin Genelkurmay başkanı ve 7. cumhurbaşkanı ve  Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkındaki iddianame mahkema tarafından kabul edildi.</p>
<p>Bilindiği üzere iddianamede Kenan evren ve Tahsin şahinkaya&#8217;nın müebbet hapsi isteniyor.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2996-12-eylul-iddianamesi-kabul-edildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Can Bonomo Eurovision şarkısı</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2992-can-bonomo-eurovision-sarkisi.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2992-can-bonomo-eurovision-sarkisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 13:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[can bonomo Eurovision dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision 2012 can bonomo]]></category>
		<category><![CDATA[örovizyon 2012 şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[örovizyon can bonomo]]></category>
		<category><![CDATA[örovizyon can bonomo şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[yurovizyon can bonomo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2992</guid>
		<description><![CDATA[Eurovision&#8217;a kim gidecek diye düşünürken uzun uzun tartışmalar yapılırken hatta Kıraç söylentilerinin havada uçuştuğu sırada Trt bütün tartışmalara son vererek pek tanımadığımız sürpriz isimlerden birini karşımıza çıkardı. CAN BONOMO. Değişik tarzıyla özgün olabilmeyi başarabilmiş takdir ettiğim şarkıcılarımızdan biridir. Aslında bu piyasada özgün olabilmek biraz zor ama can bonomo gerek sesiyle gerek klipleriyle bu özgünlüğü yakalamış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eurovision&#8217;a kim gidecek diye düşünürken uzun uzun tartışmalar yapılırken hatta Kıraç söylentilerinin havada uçuştuğu sırada Trt bütün tartışmalara son vererek pek tanımadığımız sürpriz isimlerden birini karşımıza çıkardı. CAN BONOMO. </p>
<p>Değişik tarzıyla özgün olabilmeyi başarabilmiş takdir ettiğim şarkıcılarımızdan biridir. Aslında bu piyasada özgün olabilmek biraz zor ama can bonomo gerek sesiyle gerek klipleriyle bu özgünlüğü yakalamış bulunmakta. </p>
<p><span id="more-2992"></span></p>
<p>Eurovision&#8217;da neler yapar şarkı ingilizce mi olur yoksa Türkçe mi bilinmez ama Can Bonomo&#8217;nun tartışamaların ortasında kalacağı biraz kesin gibi. Ülkemizde yıkıcı eleştirilerin kol gezdiği Eurovision macerasında Can Bonomo&#8217;ya destek mahiyetinde yapıcı eleştirilerin dile getirilmesi bu noktada önemli. Genç bir arkadaşımız ülkemizi milyonlarca kişinin önünde temsil edece ve arkasında bu ülke vatandaşlarının gücünü hissetmelidir.</p>
<p>Güzel bir şarkıyla bu yola çıkacağını tahmin ettiğim Can Bonomo Eurovision&#8217;da bizi en iyi şekilde temsil etmek için elinden geleni yapacaktır. Kendisine başarılar diliyorum.</p>
<p>Çok sevdiğim bir parçasını da sizlerle paylaşıyorum.</p>
<p><iframe width="460" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/EdjIf45sNSs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2992-can-bonomo-eurovision-sarkisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zemzem suyunun özellikleri</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2978-zemzem-suyunun-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2978-zemzem-suyunun-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 00:03:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[zemzem suyu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[zemzem suyunun kaynağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2978</guid>
		<description><![CDATA[Zemzem suyu, tahlil sonucu içinde bol miktarda soda, klor, kireç, kibritik asit, azotik asit ve potasyum bulunan pek hafif bir su olup, madeni sulara çok benzemek­tedir. Hz. İbrahim (a.s.), hanımı Hacer anne­miz ile henüz meme emen bir bebek olan oğlu ismail (a.s.) Mekke&#8217;ye geldiler. O za­man Mekke&#8217;de hiçbir canlı yoktu. Hz. ib­rahim (a.s.) Hacer annemizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zemzem suyu, tahlil sonucu içinde bol miktarda soda, klor, kireç, kibritik asit, azotik asit ve potasyum bulunan pek hafif bir su olup, madeni sulara çok benzemek­tedir.</p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/zemzem.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2979" title="zemzem" src="http://hayatguncem.com/images/zemzem.jpg" alt="zemzem Zemzem suyunun özellikleri" width="294" height="171" /></a>Hz. İbrahim (a.s.), hanımı Hacer anne­miz ile henüz meme emen bir bebek olan oğlu ismail (a.s.) Mekke&#8217;ye geldiler. O za­man Mekke&#8217;de hiçbir canlı yoktu. Hz. ib­rahim (a.s.) Hacer annemizi ve oğullan is­mail (a.s.)&#8217;ı büyük bir ağacın altına bırak­tı. Yalnız kalan Hacer annemiz ve bir ço­cuk olan Hz. ismail (a.s.)&#8217;ın son suları da bitti. Hacer annemiz, Safa ile Merve ara­sında su aramak maksadıyla gidip geliyor­du. Bütün umutlarım yitirdiği anda Hz. is­mail (a.s.)&#8217;m yanma geldiğinde Cebrail (a.s.) ile karşılaştı. Arkasına düştüğünde Cebrail (a.s.) bugünkü kuyunun bulundu­ğu yere gelince ayağıyla yere vurdu. Zem­zem suyu yer yüzüne çıktı. Bu duruma çok şaşıran Hacer validemiz, akmakta olan bu mübarek suyun önünü bağlayıp, &#8220;Dur Zemzem&#8221; demeseydi, belki bir akar pınar olurdu, diyor yüce Peygamberimiz. (Tecridi Sarihi Buharı, C. S, 1415)<span id="more-2978"></span></p>
<p align="left">1-   Zemzem suyu: Mübarektir.</p>
<p align="left">2-   Zemzem suyu: içeni doyurur.</p>
<p>3-   Zemzem suyu: içene Şifa verir. Her hastaya bir şifadır.</p>
<p>4-   Zemzem suyu: Rızık bolluğu, fay­dalı ilim, vb. gibi niyetle içilir.</p>
<p>5-   Zemzem suyu ile&#8217;karnını doyurmak nifaktan kurtulmaya işarettir.</p>
<p>6-   Zemzem suyu ile Cehennem ateşi bir arada bulunmaz. Onun için ölüm anındaki hastaya zemzem suyu içirilir.</p>
<p>7-   Zemzem ile Kur&#8217;anı Kerim&#8217;e, Ka­be&#8217;ye ve anneninbabanın yüzüne bakma­ya doyulmaz.</p>
<p>8-   Zemzem suyu: Yeryüzündeki sula­rın en kıymetlisidir.</p>
<p>9-   Zemzem suyu: Kabe&#8217;yi seyrederek ve duası yapılarak içilir.</p>
<p>10-  Zemzem suyu: Üç yudumda, Mah­şerin susuzluğundan emin olmaya niyetle­nerek içilmelidir.</p>
<p>11-  Zemzem açların yemeği, dertlile­rin şifasadır.</p>
<p>12-  Zemzem suyu Cennet sularından kutsaldır. Çünkü yüce Peygamber Efendi­mizin pak ve temiz, mübarek kalbini Ceb­rail (a.s.), Miraç&#8217;a çıkarken Zemzemle yı­kamıştır.</p>
<p>Bu bereketli ve mukaddes suyun çıktı­ğı kuyu, bu işle uzman Mühendis Yahya Köşk tarafından Hicri 17/5/139916/01/1400 tarihleri arasında temizleme ve bakım işleri yaptırıldığında, Büyük motopomplarla Zemzem suyunun tahliye­si esnasında, kuyudan yüzlerce çuval do­lusu toprak birikintisi içinde tarihi değeri çok yüksek olan çok çeşitli islâm ülkeleri paraları, çanak çömlek kırıntıları çıkanlmıştır.</p>
<p>Kuyu ağzı tam çap olarak, 149 cm ile 193 cm dir. Kuyu ağzından su kaynağına kadar olan derinlik 13,5 metredir. Bu me­safeden sonra sıvalı 50 cm civarında sular çıkmaktadır. Suyun çıktığı bu bölgeden itibaren sağ tarafa doğru meyilli, 17 metre uzunluğunda, 80 cm çapında ikinci bir ku­yu bulunmaktadır ki bu da adeta yedek de­po vazife görmektedir.</p>
<p>(Kaynak : El Medine el Münevvere Gazetesi&#8217;nin 22 Şaban, 1400 Hicri tarih ve 4952 sayısı.)</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2978-zemzem-suyunun-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıble ve dünya kıble günü</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2974-kible-ve-dunya-kible-gunu.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2974-kible-ve-dunya-kible-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 23:00:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2974</guid>
		<description><![CDATA[Kıbleyi kesin olarak bilmek, namazın dışındaki farzlarındandır. Kıble tayininde yapılan hataları gidermek için 28 Mayıs ve 16 Temmuz tarihleri Dünya Kıble Gü­nü olarak kutlanmaktadır. Yılda iki defa; 28 Mayıs, Türkiye saati ile 11,18&#8242;de (ileri saat) ile 12,18 Temmuz Türkiye saati ile 11, 27&#8242;de (ileri saat) ile 12,27&#8242;de güneş, tam kabe üzerinde bulu­nur. Bu iki saatte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbleyi kesin olarak bilmek, namazın dışındaki farzlarındandır. Kıble tayininde yapılan hataları gidermek için 28 Mayıs ve 16 Temmuz tarihleri Dünya Kıble Gü­nü olarak kutlanmaktadır.</p>
<p>Yılda iki defa; 28 Mayıs, Türkiye saati ile 11,18&#8242;de (ileri saat) ile 12,18 Temmuz Türkiye saati ile 11, 27&#8242;de (ileri saat) ile 12,27&#8242;de güneş, tam kabe üzerinde bulu­nur.</p>
<p><span id="more-2974"></span></p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/kabe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2970" title="kabe" src="http://hayatguncem.com/images/kabe.jpg" alt="kabe Kıble ve dünya kıble günü" width="259" height="194" /></a>Bu iki saatte dünyanın neresinde olur­sa olsun güneşe doğru dönen kimse aynı zamanda Kabe-i Şerife yani Kıble&#8217;ye dönmüş olur. Böylece o yerin kıble yönü kolayca tayin edilmiş olur. Kaynak: 15/7/991: Türkiye Gazetesi Takvimi</p>
<p>Bera b. Azib Hazretlerinden rivayet olunur ki, Resul-i Ekrem Efendimiz Medi­ne&#8217;ye gelişinden sonra, 16 ay &#8220;Beyt-i Makdis&#8221; tarafına namaz kılmış idi. Daha sonra namazda Kabe&#8217;ye dönmesi emredil­di. Bu Kıble&#8217;nin çevrilmesi olayı, Bedir Harbi&#8217;nden iki ay önce Receb ayı içinde, öğleyin güneşin zevalinden sonra meyda­na geldi. Resulüllah, Beni Seleme Mesci-di&#8217;nde ashabı ile birlikte öğle namazını kı­larken ayet geldi. Kılmakta olduğu öğle namazının ilk iki rekatını, Mescid-i Aksa, son iki rekatım Mescid-i Haram tarafına kıldığı, hatta Peygamberimizin yer değiş­tirip kıblenin değiştiğini bildirmesiyle er­keklerle kadınların da yer değiştirip birbir­lerinin yerini aldıklarım ve bundan dolayı o mescide &#8220;Mescidü&#8217;l Kıbleteyn&#8221; adı veri-diği dahi zikredilmiştir.Derhal etrafa ha­berler gitmiş, Kuba Mescidi&#8217;nde dahi hal­ka namazda iken biri gelmiş &#8221; Resulüllah Ka&#8217;be&#8217;ye çevrildi diye bağırmış olduğu rivayetler arasındadır. (Bakara, 2/115)</p>
<p>Kabe&#8217;ye yönelmek farz olarak kesinlik kazanmıştır. Bunun için bazı din alimleri, nâsih (neshedici) olan ayetin bu açıklama­sına göre, her nerede bulunursanız, yani nerede namaz kılarsanız, yüzlerinizi onun tarafına çeviriniz, yani Kabe&#8217;nin bulundu­ğu tarafa y öneliniz.</p>
<p>Hz. İbrahim kıssasında nakledildiği üzere Eski Atik&#8217;ten Kitabü&#8217;l Eş&#8217;iyada, Mekke&#8217;nin geleceğini anlatan ayetler buna açıkça işaret etmektedir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2974-kible-ve-dunya-kible-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beytullah-i-azim ve kabe-i muazzama</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2969-beytullah-i-azim-ve-kabe-i-muazzama.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2969-beytullah-i-azim-ve-kabe-i-muazzama.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 02:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2969</guid>
		<description><![CDATA[Mekke-i Mükerreme&#8217;de Harem-i Şerif denilen yerde, Mescid-i Haram&#8217;ın ortasın­da yer alan kutsal bir yapıdır. Müslüman­lar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, namaz kılarken Kabe&#8217;ye yönelirler. Kabe ayrıca hac ziyaretinin tamamlanması için tavaf edilmesi ( çevresinde dolaşılması) gereken yerdir. islâm inancına göre Kabe, yer yüzünde insanlar için ilk yapıdır. Hz. Adem (a.S;) tarafından yapılmıştır. Hz. ibrahim (a.s.) ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mekke-i Mükerreme&#8217;de Harem-i Şerif denilen yerde, Mescid-i Haram&#8217;ın ortasın­da yer alan kutsal bir yapıdır. Müslüman­lar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, namaz kılarken Kabe&#8217;ye yönelirler. Kabe ayrıca hac ziyaretinin tamamlanması için tavaf edilmesi ( çevresinde dolaşılması) gereken yerdir.</p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/kabe.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2970" title="kabe" src="http://hayatguncem.com/images/kabe.jpg" alt="kabe Beytullah i azim ve kabe i muazzama" width="259" height="194" /></a>islâm inancına göre Kabe, yer yüzünde insanlar için ilk yapıdır. Hz. Adem (a.S;) tarafından yapılmıştır. Hz. ibrahim (a.s.) ile oğlu Hz. ismail (a.s.) tarafından ikinci kez yapılmıştır. Yüce Allah&#8217;a ibadet için yapılan Kabe zamanla Allah&#8217;dan uzakla­şan insanlar tarafından putlarla doldurul­muştu, islâm öncesi dönemde bu yüzden kutsal sayılır, yılın belirli günlerinde ziya­ret edilirdi.</p>
<p><span id="more-2969"></span></p>
<p>Hz. Muhammed (s.a.s.) peygamber olunca, insanları putlara tapmaktan vazge­çirmeye çalıştıysa da, önceleri pek başarı­lı olamadı. Bu yüzden Mekke&#8217;den Medi­ne- i Münevvere&#8217;ye hicret etmek zorunda kaldı. Müslümanlar bu dönemde namaz kılarken Kudüs&#8217;deki Mescid-i Aksa&#8217;ya yöneliyorlardı. Ama 624&#8242; te inen bir ayet­le bundan böyle Kabe&#8217;ye yönelinmesi emir buyruldu. Ve Kabe Müslümanlar için de kutsallık kazandı. Hz. Muhammed (s.a.s.) halkın islâm dinini kabul etmesi üzerine 630&#8242;da Mekke&#8217;ye geri döndü ve bütün putları ortadan kaldırdı. Kabe&#8217;ye ve çevresine bugünkü biçimini verdi.</p>
<p>Müslümanların kıblegahı olan Kabe-i Şerif, Arabistan&#8217;da bulunan Mekke şeh­rinde olup, Mescid-i Haram denilen bü­yük caminin ortasmdadır. Bu caminin, üs­tü açık, etrafında üç sıra olarak, 500 adet kubbe vardır. Kubbelerin altındaki direk­lerin adedi 462&#8242;dir.</p>
<p>Mescid-i Haram, dikdörtgen gibi olup, kuzeyi 164, güneyi 146, doğusu 106 ve batısı 124 metre uzunluğundadır. Mescid-i Haram&#8217;ın -doğuda 4, batıda 3, kuzeyde 5 ve güneyde 7 olmak üzere 19 kapısı var­dır. Çevresinde 7 minare bulunmaktadır.</p>
<p>Kabe-i Şerif, Mescid-i Haram&#8217;ın orta­sında olup, 4 köşe taştan 11.4 metre yük­sekliktedir. Kuzeyi 9.25, güneyi 8.5, do­ğusu 13.5 ve batı duvarı 13.3 metredir. Doğu ve güney duvarları arasındaki köşe­de Hacer-ül Esved (cennetten indirilen si­yah taş ) vardır. Yerden bir metre yüksek­te olup, hacılar öptüğü için iyice çukurlaş-mıştır.</p>
<p>Kabe-i Şerifin yerden 1.88 metre yük­sekte bulunan kapısının genişliği 1.7, yük­sekliği ise 2.6 metredir. Duvarların iç yü­zü ve tabam renkli mermerle kaplıdır. Ka­be-i Şerifin dışı siyah ipek ve kapısı atlas perde ile örtülüdür. Her yıl yenilenen bu örtü, Osmanlı döneminde önceleri Mı­sır&#8217;da dokutuluyordu. 17. yüzyıldan başla­yarak İstanbul&#8217;dan, özel törenlerle yola çı­karılan ve &#8220;Surre Alayı&#8221; denilen bir ker­vanla Mekke&#8217;ye götürülür ve örtülürdü:</p>
<p>Osmanlı zamanında istanbul&#8217;da yapı­lan Altınoluk, kuzey cephesindedir.Türk hacıları ekseriyetle bu altın oluğun altında toplanırlar.</p>
<p>En son 1621&#8242;de sel yüzünden büyük bölümü yıkama uğrayınca, Dördüncü Mu-rad&#8217;m görevlendirdiği, Mimarbaşı Rıdvan Ağa Kabe&#8217;yi onbirinci defa yeniden bu­günkü durumuna getirmiştir.</p>
<p>Kabe&#8217;yi Muazzama&#8217;nın İlk Tesisi:</p>
<p>Allah-u Teala, Hz. Adem&#8217;i yaratmazdan önce Meleklere yer yüzünde ilk binayı, Allah&#8217;ın evini yaptırıp, direkleri zeber-cedden, örtüsü kırmızı yakutdan, beyti mamur hizasında Mükerremi bina ile yer yüzü ehlinin tavaf ve ziyaret etmesini emir ve ferman buyruldu.</p>
<p>Kabe&#8217;nin İkinci Binası: Hz. Adem (a.s.) ibadet yapacak bir yer için Rabbi Te­ala&#8217;ya sürekli niyazda bulundu. Allah (c.c.) da &#8220;Mekke&#8217;ye git, yer yüzünde be­nim bir beytim var. O da oradadır. Onun temelini bul, üzerine hoş görünümlü bina yap. Meleklerin yaptığı gibi sen de tavafla beni tahmid et.&#8221; diye buyurdu.</p>
<p>Hz. Adem (a.s.) meleklerin de getirdi­ği o koca taşlan aynı temel üzerine koydu. Gökten inen Beyt-i Memur&#8217;u da üstüne oturttu. Meleklerle birlikte Hz. Adem (a.s.) tavaf ederdi. Hz. Adem (a.s.)&#8217;in ve­fatını mütakip yine göğe kaldırıldı. Yalnız temeli kaldı. Hz. Adem (a.s.) ve evlatları onu tavaf ve hac ederlerdi.</p>
<p align="right">Kabe&#8217;nin Üçüncü Binası: Hz. Şit</p>
<p>(a.s.) aynı temel üzerine sağlam bina yap­tı. Nuh tufanına kadar dayandı. Tufanda selle beraber üzeri kızıl kum yığını haline geldi. Hz. Nuh (a.s.) tufanından, Hz. ibra­him (a.s.)&#8217;a kadar 1080 yıl geçti.</p>
<p>Kabe&#8217;nin Dördüncü Binası: Hz. ib­rahim (a.s.) oğlu Hz. ismail (a.s.) ile aynı temel üzerine inşaya başladılar. Hz. isma­il (a.s.) taş getirir, Hz. ibrahim (a.s.) de bi­nayı yapardı. Bina yükseldikçe şimdiki Makam-ı ibrahim diye bilinen ve ziyaret edilen taş iskele gibi kullanılıyordu. O taş duvarla birlikte yükselip, binanın her tara­fına kendiliğinden hareket ediyordu. Tüm hacılar tarafından bilinip ziyaret edilen Makam-ı ibrahim, yeşilimsi kalın bir cam ve kuvvetli san demir ile koruma altına alınmış olup, Hz. ibrahim&#8217;in ayak izleri besbelli olarak görülmekte ve ziyaret edil­mektedir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2969-beytullah-i-azim-ve-kabe-i-muazzama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbadet Rahmet Kapılarını Açar</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2965-ibadet-rahmet-kapilarini-acar.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2965-ibadet-rahmet-kapilarini-acar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 02:05:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet etmek için sebep]]></category>
		<category><![CDATA[ibadetin yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2965</guid>
		<description><![CDATA[ibadet insanın kendi durumunu belir­leyip, yüce Yaradan&#8217;a karşı görevini, so­rumluluğunu idrak etmesi ve bu idrak at­mosferi içinde kulluk hizmetini yerine ge­tirmesidir. Resulüllah&#8217;ın (s.a.s.) bu hususdaki an­lamlı sözlerinden bir kısmı meâlen şöyle­dir. Zulüm, rüşvet, irtikap, gasp, hile, al­datma ve benzeri yollardan elde edilen bir gelirle beslenen beden ateşe daha çok la­yıktır. Sabahleyin hayata gözünü açan herkes [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ibadet insanın kendi durumunu belir­leyip, yüce Yaradan&#8217;a karşı görevini, so­rumluluğunu idrak etmesi ve bu idrak at­mosferi içinde kulluk hizmetini yerine ge­tirmesidir.</p>
<p>Resulüllah&#8217;ın (s.a.s.) bu hususdaki an­lamlı sözlerinden bir kısmı meâlen şöyle­dir. Zulüm, rüşvet, irtikap, gasp, hile, al­datma ve benzeri yollardan elde edilen bir gelirle beslenen beden ateşe daha çok la­yıktır.</p>
<p><span id="more-2965"></span></p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/ibadet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2966" title="ibadet" src="http://hayatguncem.com/images/ibadet.jpg" alt="ibadet İbadet Rahmet Kapılarını Açar" width="273" height="184" /></a>Sabahleyin hayata gözünü açan herkes ya nefis ve şehvetinin, esaretine düşüp kendini zillete uğratır. Ya da iman ve aklı­nın ışığında ve desteğinde nefis ve şeyta­nın tuzağından kurtulup gerçek hürriyete kavuşur.</p>
<p>Namaz her yanıyla Allah&#8217;ın rahmetine yıkınlıktır. Ve onun dostluğunu kazanma­ya vesiledir. Oruç, kişiyle kötülükler, nefsani arzular ve şehevi taşkınlıklar arasına giren sağlam bir kalkan ve siperdir.</p>
<p>Sadaka ise günahları yıkayıp, temizle­yen manevi arıtma aracıdır. Aynı zamanda Cenab-ı Hakk&#8217;ın gazabını söndürür.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2965-ibadet-rahmet-kapilarini-acar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yedi Uyurlar</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2962-yedi-uyurlar.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2962-yedi-uyurlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 02:05:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[efsus neresi]]></category>
		<category><![CDATA[eshab-ı kehf]]></category>
		<category><![CDATA[eshabı keyf]]></category>
		<category><![CDATA[yedi uyurlar efsanesi]]></category>
		<category><![CDATA[yedi uyurlar hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[yedi uyurlar isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[yedi uyurların isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[yedi uyuyanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2962</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim, tefsir ve diğer kay­naklara göre Eshab-ı Kehf, Türkçe deyi­miyle &#8220;Mağara Ehli&#8221; demektir. Milattan sonra 448 tarihinde, Suriye, Ürdün, Lüb­nan ve Filistin dolaylarında (zalim) İmpa­rator DEKYANUS zamanlarında, din düş­manlarının çoğaldığı sırada, dinlerini ko­rumak için herşeylerini terk edip Hicret eden yedi genç vardı. Yanlarında Kıtmir adındaki bir köpekle, Efsüs (Tarsus) ya­kınlarında bir mağaraya gizlenmişlerdi. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerim, tefsir ve diğer kay­naklara göre Eshab-ı Kehf, Türkçe deyi­miyle &#8220;Mağara Ehli&#8221; demektir. Milattan sonra 448 tarihinde, Suriye, Ürdün, Lüb­nan ve Filistin dolaylarında (zalim) İmpa­rator DEKYANUS zamanlarında, din düş­manlarının çoğaldığı sırada, dinlerini ko­rumak için herşeylerini terk edip Hicret eden yedi genç vardı. Yanlarında Kıtmir adındaki bir köpekle, Efsüs (Tarsus) ya­kınlarında bir mağaraya gizlenmişlerdi. Bu yedi genç aynı zamanda, İmparator <strong>Dakyanus</strong>&#8216;un müşavere heyetinde oldu­kları da söylenir.</p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/yedi-uyuyanlar.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2963" title="yedi-uyuyanlar" src="http://hayatguncem.com/images/yedi-uyuyanlar.jpg" alt="yedi uyuyanlar Yedi Uyurlar" width="259" height="195" /></a>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in Kehf Sûresi, 18&#8242;in-ci sûre olup yüzon ayet, binbeşyüz yedi kelimeden ibarettir. îbni Ishak&#8217;ın dahi tef­sirine göre, bu Sûrede haber verilen, Es-hab-ı Kehf, halis , İsa dini üzerine iman-Tevhid ile hareket etmiş yedi gençden iba­ret İsevi zümredir. Müşrikliğe karşı ayak­lanma, Allah&#8217;ın birliğini ilan etmilerdi. Dekyanus bunları puta tapmaya zorladı. Aksi takdirde öldürülecekleri bildirilince, bu yedi genç imanlarını muhafaza etmek için şehri terk edip bir mağraya saklanıp uyuya kaldılar. (Miladi takvime göre 300 yıl, Hicri takvime göre 309 yıl, hicri tak­vim, kameri yıl olduğu ve miladi takvime göre her yıl 10 gün eksik olduğundan 9 yıllık fark buradan meydana geliyor. Yine de doğrusunu Cenab-ı Hakk bilir.)</p>
<p><span id="more-2962"></span></p>
<p>Uyandıkları zaman, ne kadar uyuduk­larını bilemediler. Birbirlerine ne kadar uyuduk diye sorduklarında, bir gün veya daha da az uyuduk, diye söylendiler. Ve hala Dekyanus&#8217;dan zarar gelecek diye korkuyorlardı, içlerinden Yemliha&#8217;ya, kı­yafet değiştirip, şehre gidip, yiyecek satın alarak ve haklarında neler söylendiğini öğrenerek geri gelmesini söylediler.</p>
<p>Yemliha, şehrin giriş kapısının üzerin­de kocaman haç görüp, hayret etti. Dünkü günde Isa ismi korku ile ve gizlice söyle­nirken, bugün onun ismine yemin edili­yordu.</p>
<p>Tekrar şaşkınlıkla birine bu şehrin adı­nı sordu. (EFSÜS-TARSUS) olduğunu duyunca hayreti büsbütün arttı. Yemeklik almak için bir dükkana girdi. Erzak almak için cebinden çıkardığı parayı dükkancıya verdiğinde dükkancı paranın basılış şekli­ne ve yazılarına bakıp hayret ederek, ya­nındakilere sordu. Bu paranın Dekyanus zamanından olduğunu görünce ve adamın garip kiyafetlerine bakınca şehire haber verdi. Şehrin kralı Bendosis iyi bir kişiydi. Maiyetiyle birlikte, Yemliha&#8217;yı takip edip mağaraya kadar geldiler. Yemliha mağa­raya girince Kral ve beraberindekilere hak tarafından bir korku düşürüldü, mağaraya giremediler. Kral bunları ele geçirirsek halk bunları öldürür, diye korkuyordu. Halkın içinde imanlı biri vardı. Eshab-ı Kehf&#8217;in isimlerini bir tunç levhaya yazıp, bakırdan bir sandık içine koyup o mağra içine gizledi. Şu maksatla ki Allah gelecek bir zamanda müminlere onların ehvalini bildirmiş ola&#8230;</p>
<p>iyi niyetli Kral Bendosis, halkının çok değişik fırkalara bölündüğünü biliyordu. Halk bu mağaraya girer bunları öldürür, veya bir kısmı da daha fazla saparlar kor­kusuyla mağarının ağzını iyice duvarla ka-pattırmıştır.</p>
<p>Fransızların Grand Ansiklopedisinde &#8220;Sept Dormans <a href="http://hayatguncem.com/tag/%post_tag%">yedi uyuyanlar</a> namıyla&#8221; şöyle bilinmektedir. &#8220;Dekyanus-Deci-us&#8221;un Hristiyanların katledildiği bir sırada asil imanlı yedi kişi ve bir de onları sadı­kane takip eden, kelp (köpek) lerini öldür­mek için bu mağaranın kapısını duvarla ördüler. Duvarı bitmeden bir Hristiyan bu vak&#8217;anın münasebetiyle yazmış olduğu bakır bir levhayı Mağara&#8217;dan içeri atmıştı. &#8220;Efsus&#8221; Piskoposu, imparator ve impara-toriçe bu harikayı hayretle temaşa ederek, ölülerin tekrar dirileceğine böylece delil gösterdiler. Herkes bu mağarayı ziyaret ediyordu. Bunların (metrukatı) Marsil­ya&#8217;ya nakledildi. Nakil esnasında kullanı­lan büyük taş sandık, Marsilya&#8217;daki (Sent Viktor) kilisesindedir.</p>
<p>Almanların, Lexsikon Ansiklopedi-si&#8217;nin Z serisinde (Eshab-ı Kehf) Zieben Schafen olarak, yani <a href="http://hayatguncem.com/tag/%post_tag%">yedi uyuyanlar</a> anla­mına gelen deyimiyle, 7 Temmuz&#8217;da ma­ğaraya (7.7.7.) girdiklerini bilirler. Ve üç yedi derler. Anlamı yedinci ayın yedisi, <a href="http://hayatguncem.com/tag/%post_tag%">yedi uyuyanlar</a>, demektir. 300 yıl uyuduk­larını, isimlerini, Hristiyanlığa uygun ola­rak Latince Mlakus, Martinyanus, Kosta-nitnos, Diyonisyus, Yohannis, ve Sürasi<sup>: </sup>yus olarak bilirler.</p>
<p>7&#8242;nci ayın, 7&#8242;si, sıcak geçerse o yılın sıcak geçeceğine şayet, 7&#8242;nci ayın 7&#8242;si ya­ğışlı olursa, o yılın yağışlı olacağına hük­mederler.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;deki bu ayet, Eshab-ı Kehf Sûresi ve Türkçe meali, Tarsus&#8217;daki bu ziyaretgahın kapısında açık açık yazıl­mıştır. Tarsus&#8217;daki bu ziyaretgaha, nüfus kağıtsız girilebilir. Mühürsüz ve vizesiz de girilebilir. Hangi kavimden, hangi mil­letten, hangi mezhebden olursa olsun, Al­lah&#8217;ın birliğine iman etmiş herkese açıktır.</p>
<p>isimleri de sırasıyla şöyledir.<strong> Yemliha, Mislina, Mekselin, Mernuş, Debernuş, Sezenuş, Kefştatuyuş, </strong>ve köpekleri<strong> Kıtmir&#8217;diler.</strong></p>
<p align="left">Allah&#8217;a sığınıp Kehf&#8217;e girdiler,</p>
<p align="left">Aradıkları sırra hemen erdiler.</p>
<p align="left">Cemalullah&#8217;ı onlar açık gördüler.</p>
<p align="left">Kıtmir de erdi o anda murada&#8230;</p>
<p>Allah (c.c.) min tarafillah bir cur&#8217;a Cennet şerbeti sunulduğunu ve 309 yıl ne açlık ne soğukluktan ve ne yılan, yanda hudutsuz saklanmıştır.Hudutsuz bir ilahi sergiye mazhar olmuşlardır. Üçyüz dokuz yıla şaşıp kaldınız, hakkın hikmetinden siz ne aldınız.</p>
<p>(Kaynak: Fazilet Takvimi, 5.8.95, M. Şahin Menekşeoğlu, Fransa Grand Ansik­lopedisi, Alman Lexikon Ansiklopedisi)</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2962-yedi-uyurlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennet nasıl bir yer?</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2955-cennet-nasil-bir-yer.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2955-cennet-nasil-bir-yer.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 02:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[ben cenneti istiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[cennet neden var]]></category>
		<category><![CDATA[cennetin getirdikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2955</guid>
		<description><![CDATA[Cennet, ahirette, Allah-ü Teala&#8217;nın ra­zı olduğu kimselerin gidecekleri ve sonsuz olarak zevk ve saadet içinde yaşayacakla­rı yer. Cennet, meyveler, çiçekler, güzel kokular ve daha pek çok güzelliklerle ör­tülü olduğundan bu isim verilmiştir. Dün­yada bağ, bahçe, bostan manasında da kul­lanılır. Bütün semavi dinlerde bu dünya­nın, yani ahiretin varlığından haber ver­mişlerdir. Adem aleyhisselamdan itibaren bütün peygamberlerin, insanlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cennet, ahirette, Allah-ü Teala&#8217;nın ra­zı olduğu kimselerin gidecekleri ve sonsuz olarak zevk ve saadet içinde yaşayacakla­rı yer. Cennet, meyveler, çiçekler, güzel kokular ve daha pek çok güzelliklerle ör­tülü olduğundan bu isim verilmiştir. Dün­yada bağ, bahçe, bostan manasında da kul­lanılır. Bütün semavi dinlerde bu dünya­nın, yani ahiretin varlığından haber ver­mişlerdir. Adem aleyhisselamdan itibaren bütün peygamberlerin, insanlara tebliğ et­tiği dinlerde, imana ait esaslar da aynı idi. Bu dinlerin hepsinde, ahirette mükafatlan­dırma yerinin adıdır.</p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/cennet.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2956" title="cennet" src="http://hayatguncem.com/images/cennet.jpg" alt="cennet Cennet nasıl bir yer?" width="196" height="240" /></a>Cennet hakkındaki bilgilerimiz, din ki­taplarına dayanır. Fen ilimlerinin konusu bu dünyayı incelemek olduğundan, bun­lardan (Ahiret, öbür dünya) hakkında bir açıklama veya bilgi beklenemez ve aran­maz.</p>
<p><span id="more-2955"></span></p>
<p>İslâmiyet, insanların öldükten sonra tekrar yaratılıp sonsuz yaşayacaklarını, hayvanların ise kıyamette birbirleriyle ve insanlarla hesapları görüldükten sonra, tekrar yok edileceklerini bildiriyor. İslâm dininin mukaddes kitabı Kur&#8217;an-ı Ke-rim&#8217;de ve Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerinde, bunların şerhinde, tefsirinde ana kaynaklarda Cennet hakkında çeşitli bilgiler vardır. Buralarda bildirildiği gibi Cennet, bu dünyada iken Allah-ü Te­ala&#8217;nın gönderdiği peygamberlere inana­rak, onların bildirdiklerine uygun yaşaya­rak doğru yolda yürüyenlere mükafat ola­rak, nimet ve ihsan yeri olarak Allah-ü Te-ala tarafında yaratılmış ve hazırlanmıştır.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in, Tevbe Sûresi 112&#8242;nci ayetinde mealen şöyle buyurulur. &#8220;Şirk ve nifaktan tevbe edenler, Allah&#8217;a ihlasla ibadet edenler, hamd edenler, Oruç tutanlar, Namaz kılanlar, iyiliği emreden­ler, kötülüklerden alıkoyanlar ve Allah&#8217;ın hududunu koruyanlar, emirlerini yapıp ya­saklarından sakınanlar (varya) işte böylesi mü&#8217;minleri Cennetle müjdele.&#8221;</p>
<p>Cennet, akla gelen veya gelmeyen her türlü güzelliklerin toplandığı yerdir. Dün­yadaki zevk ve lezzetlerin cennettekilerin yanında hiç kıymeti yoktur. Cennette ora­dakilerin istedikleri her türlü yiyecek ve içecek önlerine gelir. Koparmak ve pişir­mek gibi zahmetlere katlanmadan dilekle-rince yiyip içerler. Türlü çeşitli mücev­herlerden yapılmış köşkler, her biri ayrı lezzette ırmaklar, leziz meyvelerle dolu ağaçlar, nefis bahçeler, kuşlar ve daha ni­ce nimetler, huri, gılman ve cennet me­lekleri ile beraber olup, zevk ve lezzet içinde sonsuz yaşarlar.</p>
<p>Cennet meleklerinin en büyüğü Rıd­van&#8217;dır. Bir insan dünyada kaç yaşında ve­fat ederse etsin, cennettte 33 yaşında ola­caktır. Hanımlar kocaları ile ve islâm bü­yüklerini sevenler de onlarla beraber olur­lar. Cennete giren bir daha çıkarılmaz.</p>
<p>Cennetteki dereceler ve mükafatlar, herkesin ilmine ve ibadetlerine göre ola­caktır. Allah-ü Teala, arş ve kürsi altında, yedi kat göklerin üstünde sekiz Cennet ya­ratmıştır. Bunlardan Cennet-i Adn, dere­cesi ve nimetleri en yüksek olanıdır. Pey­gamberler, sıddıklar, şehidler bu Cennete girerler. Cenneti Firdevs, diğerlerinden üstündür, bahçeleri çoktur.</p>
<p>Diğerleri: Cennet-i Naim, Cennet-i Huld, Cennetü&#8217;l Me&#8217;va, Darü&#8217;s Selam, Darü&#8217;l Karar, Darü&#8217;l Celal&#8217;dır.</p>
<p>Cennete herkes giremeyecektir. Hz. Adem (a.s.)&#8217;dan kıyamete kadar gelip ge­çen insanlar içinde Allah-ü Telanın razı olduğu kimseler girecektir. Son Peygam­ber Hz. Muhammed (s.a.s) İslâm dinini tebliğ etmesi ve kıyamate kadar gelecek insanların ona ve onun bildirdiklerine iman etmelerine seksiz şüpesiz iman edip ve uymakla Allah-ü Teala&#8217;nın rızasına ve Cennetteki en yüksek dereceye kavuşur.</p>
<p>Allah-ü Teala Kur&#8217;an- Kerim&#8217;de Cen­net hakkında mealen buyuruyor-ki:</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;tan korkanlar, (takva sahibi olanlar) ise (izzet ve ikramla) bölük-bölük Cennete sevk edilirler. Cennetin kapıları­na varınca Cennetin bekçileri, selam ve selamet size, tertemiz geldiniz! Ebedi kal­mak üzere girin buraya derler.&#8221; (Zümer Sûresi, 73)</p>
<p>&#8220;Kim Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, altında ırmaklar akan Cennetlere koyar ki, onlar orda ebedi kalı­cıdırlar. Bu en büyük saadettir. (Nisa Sû­resi, 13)</p>
<p>Peygamberimiz Muhammed Mustafa (s.a.s) de buyuruyor ki: &#8220;Aşağı derecede bulunan Cennettekiler, yüksek derecede bulunan Cennetlikleri ufukta parlayan tek tük yıldızlar gibi göreceklerdir.&#8221; Rabbi Tealam mü&#8217;min kullarını cennetinden kimseyi mahrum etmesin, Amin&#8230;</p>
<p>Cennet ucuz değil, Cehennem de lü­zumsuz değildir.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2955-cennet-nasil-bir-yer.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytanla ilgili bilmediklerimiz</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2959-seytanla-ilgili-bilmediklerimiz.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2959-seytanla-ilgili-bilmediklerimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 02:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2959</guid>
		<description><![CDATA[Şeytan, iblis, Ezazül hep aynı anlamı taşıyan, cismen olmayan ateşten yaratıl­mış ruhani bir varlık olup, herkesin ve her dinin kendi görüş ve inancına göre yorum­ladığı hilebaz, kurnaz, insanları sürekli kötülüğe azmettiren, kendine uyanları ce­hennemlik, uymayanların cennetlik olaca­ğına inandırmaya çalışan ruhani bir varlık­tır. Halk arasında en çok; Adem Aleyhis­selam ilk yaratıldığında, Allah&#8217;ın da emri­ne karşı gelerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeytan, iblis, Ezazül hep aynı anlamı taşıyan, cismen olmayan ateşten yaratıl­mış ruhani bir varlık olup, herkesin ve her dinin kendi görüş ve inancına göre yorum­ladığı hilebaz, kurnaz, insanları sürekli kötülüğe azmettiren, kendine uyanları ce­hennemlik, uymayanların cennetlik olaca­ğına inandırmaya çalışan ruhani bir varlık­tır.<a href="http://hayatguncem.com/images/seytan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2960" title="seytan" src="http://hayatguncem.com/images/seytan.jpg" alt="seytan Şeytanla ilgili bilmediklerimiz" width="223" height="226" /></a></p>
<p>Halk arasında en çok; Adem Aleyhis­selam ilk yaratıldığında, Allah&#8217;ın da emri­ne karşı gelerek secde etmediği için lanet­lenen, Adem ile Havva&#8217;nın cennetten çı­karılmasına vesile olan, Adem&#8217;in neslini de kıyamete kadar doğru yoldan saptır­maya çalışan melun şeytanı aleyhillane olarak da bilinir.</p>
<p><span id="more-2959"></span></p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in (Saad Sûresi, 76. ayetinde) Şeytan dedi ki: Ben Adem&#8217;den üstünüm, beni ateşten yarattın, Adem&#8217;i ise çamurdan diye kibirlendi. Yüce Allah&#8217;a karşı geldi. Yine (Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in, A&#8217;raf Sûresi, 11.) ayetinde Mealen: &#8220;Andolsun sizi yarattık, sonra size suret ver­dik. Sonra da Meleklere, Adem&#8217;e secde edin dedik. Hemen secde ettiler. Fakat ib­lis dayattı. Secde edicilerden olmadı.&#8221; Böyle olunca şeytanın her insanda bulu­nan kötümser huyların faili olduğunu an­lamış oluruz.</p>
<p>Biz nefsimize uyduğumuz müddetçe de şeytana uyduk demekdir. (A&#8217;raf, Sûre­si, 277) de, &#8220;Biz şeytanları iman etmeyen­lerin velileri yaptık.&#8221; mealindedir. Şeytana kör şeytan denilmesine gelince; şeytan tek gözlü değildir. Hz. ibrahim Aleyhiselam attığı taşla onun manevi gözünü yani kalp gözünü kör etmiştir. Kalp gözü açık olan gönül sultanları, Allah dostları, Cenneti, Cehennemi, haşri, neşri, hatta Allah&#8217;ı (c.c.) müşahade edebilirler. Ledün ilmine vakıf olurlar.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Azimüşşan&#8217;nın Isrâ Sûresi 72&#8242;nci ayeti, &#8220;Kim bu dünyada kalp gözü kör olursa o ahirette de kördür.&#8221; mealinde­dir. Bu ayet bize kalp gözleri kapalı olan­lar ile şeytanlara bir ihtardır. Kehf süresi 50&#8242;nci ayette meâlen; Meleklere demiştik ki: Adem&#8217;e secde edin. iblisten başkası secde etmişlerdi, iblis, cinlerden olduğu için, yüce Allah (c.c.) emrine karşı gelmiş­ti. Beni bırakıp da onun neslini size düş­man oldukları halde dost ediniyorsunuz. Zalimler için ne kadar vahimdir&#8230;</p>
<p>Vicdanımızın sesini dinlemezsek o za­man, Şeytan da bizler oluruz. Allah, (c.c.) sevilir, ona ibadet edilir. Zalim değildir. Bilhassa mazlumun ahım, zalimden alan­dır. Kur&#8217;an&#8217;m, hakikatim (Allah&#8217;a) aşık olanlar anlar.</p>
<p>Başka ayetlerde de, &#8220;Hiç değilse, onla­ra şiddetimiz geldiği zaman yalvarıp ya­karmak değil miydiler? Lakin kalpleri katılaştı, şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi. Bu sebeple kendilerine neler ha­tırlatıldı, neler öğüt verildiyse, onları unu­tunca, üzerlerine herşeyin kapılarını açıverdik. Nihayet kendilerine verilen bu ge­nişlik ve serbestlikle tam ferahladıkları sı­rada ansızın onları yakaladık da umutsuz kaldılar.&#8221; (Enam, 43/44) buyurulmaktadır.</p>
<p>&#8220;Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını, takip ederse şunu bilsin ki o, edepsizliği ve kötülüğü emreder. Eğer üstünde Al­lah&#8217;ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içi­nizden hiçbir kimse temize çıkmazdı. Fa­kat Allah dilediğini arındırır. Allah işitir ve bilir.&#8221; (Nur, 21)</p>
<p>Şeytanın bâtılı gerçek, kötülüğü iyilik gibi süsleyerek insanın hayal ve kuruntu­suna sunmakla heyecanlanması ve teşvik etmesi, emre benzetilmiştir. Nitekim nef­sin şiddeti ve arzuları hakkında: &#8220;Nefsim bana böyle emrediyor&#8221;. Denir ki, Nefs-i emmâre, kötülüğü emreden nefis deyimi bundandır. Bu teşbihte şeytanın vesvesesi­ni kabul ile ona uyan insanların, şeytanın memurları ve uyduları yerinde olduklarına işaret buyrulmuştur. (Bakara Sûresi, 168.) (Kaynak: Hak Dini-Kur&#8217;an Dili)</p>
<p>îblis. kendisine kıyamete kadar ömür verilip, serbest bırakıldı. Adem aleykisse-lam evlatları olan insanlara, dünyadan im­tihan edilmek, denenmek için üç din düş­manı yaratıldı. Bunlar &#8220;İblis yâni şeytan, &#8220;insanın kendisi&#8221; yâni nefsi ve &#8220;kötü arka­daştır. Şeytan zarar vermeye çalışır. İnsa­nın, besmelesiz ve haramdan yediği yiye­cek ve içeceklerle damarlarında dolaşır. Midesine yerleşmekte ve kalbine vesvese vermektedir. Bu haliyle insanlarda çeşitli maddi ve manevi hastalıklara sebep ol­maktadır. İnsanları aldatmak için en çok yalan, gıybet, koğuculuk, namazı terk ve tehir etme, faiz, kumar vs gibi günahlara alıştırmaktadır. İçki, fuhuş, zina ve kumar onun büyük yardımcısıdır. Bunları yaptır­mak için kendisine çocukları, insanlardan ve cinlerden kötü yolda olanlar yardımcı olur. (Hak Dini Kıır&#8217;an Dili, Elmalı M. Hamdi Yazır, Tefsir&#8217;i Meali)</p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2959-seytanla-ilgili-bilmediklerimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dinimizde Bilimin Yeri</title>
		<link>http://hayatguncem.com/2949-dinimizde-bilimin-yeri.html</link>
		<comments>http://hayatguncem.com/2949-dinimizde-bilimin-yeri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 02:05:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini]]></category>
		<category><![CDATA[islam ve ilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam ve teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hayatguncem.com/?p=2949</guid>
		<description><![CDATA[Yüce kitabımız Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in il­me verdiği önem herkesçe bilinmektedir. Zira bu büyük kitabın ilk ayeti, okumayı, yazmayı, dolayısıyla bilgi edinmeyi em­retmektedir. &#8220;Rabbin ismi ile oku&#8221; (Alak, 1.) incelenecek olursa bu ayette okuma ve öğrenme emredilirken, neyin okunacağı belirtilmemiştir. Bu demektir ki, herşey okuma, öğrenme ve bilimin konusudur. Aynı ayetin devamında bilgiyi temsil eden kaleme de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüce kitabımız Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in il­me verdiği önem herkesçe bilinmektedir. Zira bu büyük kitabın ilk ayeti, okumayı, yazmayı, dolayısıyla bilgi edinmeyi em­retmektedir. &#8220;Rabbin ismi ile oku&#8221; (Alak, 1.)</p>
<p><a href="http://hayatguncem.com/images/islam-bilim.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2950" title="islam-bilim" src="http://hayatguncem.com/images/islam-bilim.jpg" alt="islam bilim Dinimizde Bilimin Yeri" width="225" height="225" /></a>incelenecek olursa bu ayette okuma ve öğrenme emredilirken, neyin okunacağı belirtilmemiştir. Bu demektir ki, herşey okuma, öğrenme ve bilimin konusudur. Aynı ayetin devamında bilgiyi temsil eden kaleme de işaret edilmektedir. &#8220;Oku, çün­kü iyilik sahibi olan Rabbin Kalemi (kul­lanmayı) öğretti.&#8221; (Alak, 3-4) denilerek, bilginin elde edilmesinde kalemin vasıta oluşuna işaret edilmiştir.</p>
<p><span id="more-2949"></span></p>
<p>Bilim ve teknolojinin menşei ne olursa olsun dinimize göre, alınır ve alınmalıdır, islâm&#8217;da buna engel bir hüküm mevcut değildir, ikinci önemli husus ise, Kur&#8217;an, insanlara ilim öğrenmede aracı olan akıl, kalp ve onlara bağlı olarak çalışan iç ve dış duyu organlarının çalıştırılmasını iste­mektedir. Buna bağlı olarak düşünmeyi, kafa yormayı tavsiye etmektedir.</p>
<p>&#8220;Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O&#8217;nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bun­larda akleden kimseler için dersler var­dır.&#8221; (Nahl, 12)</p>
<p>&#8220;Dirilten de, öldüren de O&#8217;dur. Ge­ce ile gündüzün birbiri ardına gitmesi de O&#8217;nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz?&#8221; (Mü&#8217;minun, 80)</p>
<p>Buna benzer pekçok ayet-i kerimede, ilim ve teknoloji konularında ve Allah&#8217;ın yüceliği hususunda düşünme ve akıl yü­rütme istenmektedir.</p>
<p>Ayrıca &#8220;Dünyayı isteyen <strong>ilme</strong> sarıl­sın.&#8221; (et-Tâc, c. 1 s, 22) &#8220;İlim aramak her Müslümana farzdır.&#8221; (Feyz&#8217;Ul-Ka-dir, c,l, s, 543) gibi hadis-i şerifler de mevcuttur.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hayatguncem.com/2949-dinimizde-bilimin-yeri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

