2011 Aralık | Hayat Güncem

Aralık, 2011için arşiv

Zemzem suyunun özellikleri

Zemzem suyu, tahlil sonucu içinde bol miktarda soda, klor, kireç, kibritik asit, azotik asit ve potasyum bulunan pek hafif bir su olup, madeni sulara çok benzemek­tedir.

zemzem Zemzem suyunun özellikleriHz. İbrahim (a.s.), hanımı Hacer anne­miz ile henüz meme emen bir bebek olan oÄŸlu ismail (a.s.) Mekke’ye geldiler. O za­man Mekke’de hiçbir canlı yoktu. Hz. ib­rahim (a.s.) Hacer annemizi ve oÄŸullan is­mail (a.s.)’ı büyük bir aÄŸacın altına bırak­tı. Yalnız kalan Hacer annemiz ve bir ço­cuk olan Hz. ismail (a.s.)’ın son suları da bitti. Hacer annemiz, Safa ile Merve ara­sında su aramak maksadıyla gidip geliyor­du. Bütün umutlarım yitirdiÄŸi anda Hz. is­mail (a.s.)’m yanma geldiÄŸinde Cebrail (a.s.) ile karşılaÅŸtı. Arkasına düştüğünde Cebrail (a.s.) bugünkü kuyunun bulundu­ğu yere gelince ayağıyla yere vurdu. Zem­zem suyu yer yüzüne çıktı. Bu duruma çok ÅŸaşıran Hacer validemiz, akmakta olan bu mübarek suyun önünü baÄŸlayıp, “Dur Zemzem” demeseydi, belki bir akar pınar olurdu, diyor yüce Peygamberimiz. (Tecridi Sarihi Buharı, C. S, 1415) Devamını oku »

Kıble ve dünya kıble günü

Kıbleyi kesin olarak bilmek, namazın dışındaki farzlarındandır. Kıble tayininde yapılan hataları gidermek için 28 Mayıs ve 16 Temmuz tarihleri Dünya Kıble Gü­nü olarak kutlanmaktadır.

Yılda iki defa; 28 Mayıs, Türkiye saati ile 11,18′de (ileri saat) ile 12,18 Temmuz Türkiye saati ile 11, 27′de (ileri saat) ile 12,27′de güneÅŸ, tam kabe üzerinde bulu­nur.

Devamını oku »

Beytullah-i-azim ve kabe-i muazzama

Mekke-i Mükerreme’de Harem-i Åžerif denilen yerde, Mescid-i Haram’ın ortasın­da yer alan kutsal bir yapıdır. Müslüman­lar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, namaz kılarken Kabe’ye yönelirler. Kabe ayrıca hac ziyaretinin tamamlanması için tavaf edilmesi ( çevresinde dolaşılması) gereken yerdir.

kabe Beytullah i azim ve kabe i muazzamaislâm inancına göre Kabe, yer yüzünde insanlar için ilk yapıdır. Hz. Adem (a.S;) tarafından yapılmıştır. Hz. ibrahim (a.s.) ile oÄŸlu Hz. ismail (a.s.) tarafından ikinci kez yapılmıştır. Yüce Allah’a ibadet için yapılan Kabe zamanla Allah’dan uzakla­şan insanlar tarafından putlarla doldurul­muÅŸtu, islâm öncesi dönemde bu yüzden kutsal sayılır, yılın belirli günlerinde ziya­ret edilirdi.

Devamını oku »

İbadet Rahmet Kapılarını Açar

ibadet insanın kendi durumunu belir­leyip, yüce Yaradan’a karşı görevini, so­rumluluÄŸunu idrak etmesi ve bu idrak at­mosferi içinde kulluk hizmetini yerine ge­tirmesidir.

Resulüllah’ın (s.a.s.) bu hususdaki an­lamlı sözlerinden bir kısmı meâlen şöyle­dir. Zulüm, rüşvet, irtikap, gasp, hile, al­datma ve benzeri yollardan elde edilen bir gelirle beslenen beden ateÅŸe daha çok la­yıktır.

Devamını oku »

Yedi Uyurlar

Kur’an-ı Kerim, tefsir ve diÄŸer kay­naklara göre Eshab-ı Kehf, Türkçe deyi­miyle “MaÄŸara Ehli” demektir. Milattan sonra 448 tarihinde, Suriye, Ürdün, Lüb­nan ve Filistin dolaylarında (zalim) İmpa­rator DEKYANUS zamanlarında, din düş­manlarının çoÄŸaldığı sırada, dinlerini ko­rumak için herÅŸeylerini terk edip Hicret eden yedi genç vardı. Yanlarında Kıtmir adındaki bir köpekle, Efsüs (Tarsus) ya­kınlarında bir maÄŸaraya gizlenmiÅŸlerdi. Bu yedi genç aynı zamanda, İmparator Dakyanus‘un müşavere heyetinde oldu­kları da söylenir.

yedi uyuyanlar Yedi UyurlarKur’an-ı Kerim’in Kehf Sûresi, 18′in-ci sûre olup yüzon ayet, binbeÅŸyüz yedi kelimeden ibarettir. îbni Ishak’ın dahi tef­sirine göre, bu Sûrede haber verilen, Es-hab-ı Kehf, halis , İsa dini üzerine iman-Tevhid ile hareket etmiÅŸ yedi gençden iba­ret İsevi zümredir. MüşrikliÄŸe karşı ayak­lanma, Allah’ın birliÄŸini ilan etmilerdi. Dekyanus bunları puta tapmaya zorladı. Aksi takdirde öldürülecekleri bildirilince, bu yedi genç imanlarını muhafaza etmek için ÅŸehri terk edip bir maÄŸraya saklanıp uyuya kaldılar. (Miladi takvime göre 300 yıl, Hicri takvime göre 309 yıl, hicri tak­vim, kameri yıl olduÄŸu ve miladi takvime göre her yıl 10 gün eksik olduÄŸundan 9 yıllık fark buradan meydana geliyor. Yine de doÄŸrusunu Cenab-ı Hakk bilir.)

Devamını oku »

Cennet nasıl bir yer?

Cennet, ahirette, Allah-ü Teala’nın ra­zı olduÄŸu kimselerin gidecekleri ve sonsuz olarak zevk ve saadet içinde yaÅŸayacakla­rı yer. Cennet, meyveler, çiçekler, güzel kokular ve daha pek çok güzelliklerle ör­tülü olduÄŸundan bu isim verilmiÅŸtir. Dün­yada baÄŸ, bahçe, bostan manasında da kul­lanılır. Bütün semavi dinlerde bu dünya­nın, yani ahiretin varlığından haber ver­miÅŸlerdir. Adem aleyhisselamdan itibaren bütün peygamberlerin, insanlara tebliÄŸ et­tiÄŸi dinlerde, imana ait esaslar da aynı idi. Bu dinlerin hepsinde, ahirette mükafatlan­dırma yerinin adıdır.

cennet Cennet nasıl bir yer?Cennet hakkındaki bilgilerimiz, din ki­taplarına dayanır. Fen ilimlerinin konusu bu dünyayı incelemek olduğundan, bun­lardan (Ahiret, öbür dünya) hakkında bir açıklama veya bilgi beklenemez ve aran­maz.

Devamını oku »

Åžeytanla ilgili bilmediklerimiz

Şeytan, iblis, Ezazül hep aynı anlamı taşıyan, cismen olmayan ateşten yaratıl­mış ruhani bir varlık olup, herkesin ve her dinin kendi görüş ve inancına göre yorum­ladığı hilebaz, kurnaz, insanları sürekli kötülüğe azmettiren, kendine uyanları ce­hennemlik, uymayanların cennetlik olaca­ğına inandırmaya çalışan ruhani bir varlık­tır.seytan Şeytanla ilgili bilmediklerimiz

Halk arasında en çok; Adem Aleyhis­selam ilk yaratıldığında, Allah’ın da emri­ne karşı gelerek secde etmediÄŸi için lanet­lenen, Adem ile Havva’nın cennetten çı­karılmasına vesile olan, Adem’in neslini de kıyamete kadar doÄŸru yoldan saptır­maya çalışan melun ÅŸeytanı aleyhillane olarak da bilinir.

Devamını oku »

Dinimizde Bilimin Yeri

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in il­me verdiÄŸi önem herkesçe bilinmektedir. Zira bu büyük kitabın ilk ayeti, okumayı, yazmayı, dolayısıyla bilgi edinmeyi em­retmektedir. “Rabbin ismi ile oku” (Alak, 1.)

islam bilim Dinimizde Bilimin Yeriincelenecek olursa bu ayette okuma ve öğrenme emredilirken, neyin okunacağı belirtilmemiÅŸtir. Bu demektir ki, herÅŸey okuma, öğrenme ve bilimin konusudur. Aynı ayetin devamında bilgiyi temsil eden kaleme de iÅŸaret edilmektedir. “Oku, çün­kü iyilik sahibi olan Rabbin Kalemi (kul­lanmayı) öğretti.” (Alak, 3-4) denilerek, bilginin elde edilmesinde kalemin vasıta oluÅŸuna iÅŸaret edilmiÅŸtir.

Devamını oku »

Güneş de duracak bir gün

Yasin Sûresi’nin 38. ayetindeki bu ifa­de çok çekicidir. Kur’an-ı Kerim’in indiÄŸi devirde, şüphesiz uzak gök cisimlerini müşahede edebilmek için teleskoplar da yoktu. Oysa günümde, en son uzaya gön­derilen Huppe Teleskopu gibi pekçok ge­liÅŸmiÅŸ aletler vardır. Ve geçmiÅŸ yüzyıllar­da, “Ahmet Fergani” gibi islâm alimleriyle, Galile’nin, Copernicus’un ve öteki uzay alimlerinin yaptığı keÅŸiflerle, insanlı­ğın ilimde ulaÅŸtığı yer Kur’an’ın yani Al­lah kelamının, 14 asır önce haber verdiÄŸi noktadır.

gunes duracak GüneÅŸ de duracak bir güniÅŸte astronomların en son keÅŸiflerinden birisi güneÅŸin sabit olmadığıdır. GüneÅŸ, kendi sistemi ve Samanyolu galaksisi ile beraber saniyede, 19 km’lik bir hızla Apex adı verilen bir bölgeye doÄŸru gitmektedir. Bu ilmi buluÅŸ da, Yasin Sûresi’nin 38. ayetinde verilen bilgilerden ibarettir. Zira yüce Allah, her ÅŸeyi daha iyi bilendir. Onun ilmi herÅŸeyi kuÅŸatmıştır. Onun ilmi daşında hiçbir ÅŸey yoktur.

Devamını oku »

İslamiyette Bölücülük Yoktur

islâm dini birliÄŸi emreder. Kur’an-ı Kerim, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmamızı, bölünüp parçalanmamamızı ister. (Ali Im-ran, 103) Mü’minlerin birbirleriyle kardeÅŸ olduklarını bildirir. (Hucurat, 10) O halde bizim kardeÅŸ gibi olmamız, kardeşçe bir­birimizi kucaklamamız, bozgunculara fır­sat vermememiz gerekir.

baris islam İslamiyette Bölücülük YokturAdam sen de, bana ne, deyip geçersek, çıkan fitne ateşinin içinde hepimiz yana­rız, ilahi kanun budur, değişmez. Ya hep beraber dur der kurtuluruz; ya da hepimiz bugün olmasa bile yarın yok olur gideriz.

Devamını oku »


Sitede yer alan makaleler ve yazılar tamamen bilgilendirme amacı ile verilmiştir. Doğacak sonuçlardan site yönetimi sorumlu değildir. Hastalıklarınızda doktorunuza danışmadan hiç bir tedaviye başlamayınız.