Aralık, 2009için arşiv
Perşembe, Aralık 31st, 2009
->
Alt ya da üst gözkapağının kenarında oluşan küçük ve ağrılı sivilcelere arpacık denir. Arpacıkta bir süre sonra irin dolu bir baş oluşur ve patlar. Arpacık patladıktan sonra iyileşir.
Arpacığa kirpik diplerindeki küçük yağ bezlerinden birinin yangılanması neden olur. Bulaşıcı değildir. Sık sık arpacık çıkması durumunda gözkapağındaki yangılanmanın tedavi edilmesi gerekir.
TEDAVİ
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Çarşamba, Aralık 30th, 2009
KİSTLER
Kist üst ya da alt gözkapağının içinde bir bakteri yangılanmasının sonucu oluşur. Bulaşıcı değildir. Ağrı ve yangılanma bakterilerin etkisi azaldıktan sonra geçer. Geriye ağrısız bir şişlik kalır. Ağrısız kist herhangi bir rahatsızlık vermeden yıllarca yerinde kalabilir. Ancak kimi kistler bir süre sonra yeniden yangılanırlar.
TEDAVİ
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Salı, Aralık 29th, 2009
Blefarit (gözkapağı yangısı) bakteri kaynaklı ya da alerjiye bağlı bir süreğen enfeksiyondur. Gözkapağı boyunca yer alan bezlerde olur. Başlangıçta gözkapakları kırmızıya çalar renkte ve hafif kabuklu bir görünüm alır. Giderek gözkapakları iyice kızarır ve şişer. Kapakta kabuklanma olur. Genellikle üst kapak hastalanırsa da, mikroplar bir süre sonra alt kapağa da sıçrar. Hatta kirpikler dökülebilir.
Blefarit genellikle kepeklenmeden yakınan kişilerde olur. Genellikle belli başlı çocukluk hastalıklarından, örneğin kızamıktan sonra başlar. Bulaşıcı olmamakla birlikte, kişinin yaşamı boyunca zaman zaman tekrarlayabilir.
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Pazartesi, Aralık 28th, 2009
İris, saydam tabakanın (kornea) arkasındaki renkli bölümdür. İrisin yangılanması çoğunlukla alerjik bir nedenle olur. Eklem ya da kaslarda oluşan romatizmaya benzer özellikler gösterir. Ancak şeker hastalığı ya da tüberküloza bağlı iris yangılanmaları da vardır.
İris yangılanınca çevresi kızarır; gözde ve alında şiddetli ağrı olabilir. İris yangılanması konjonktivitten daha az karşılaşılan ama daha tehlikeli bir göz hastalığıdır. İristeki yangılanma sonucunda görüntü bulanır. İyi tedavi edilmezse sürekli körlüğe yol açabilir.
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Pazar, Aralık 27th, 2009
Gözakı, konjonktiva adı verilen yarı saydam bir zarla kaplıdır. Bu zar burnu ve boğazı saran tabakaya benzer. Tahriş ya da mikroplanma sonucu kolayca yangılanır. Konjonktivit adı verilen bu yangılanmada gözyuvarının beyaz kısmı kırmızıya çalan bir renge bürünür.
Konjonktivite çoğunlukla çiçektozu, toz, makyaj malzemesi gibi kimi kişilerde alerji oluşturabilen maddeler neden olur. Kimi zaman da fabrika artıkları, sigara dumanı ve sulara atılan klor gibi maddelerden kaynaklanan bir tür çevre kirlenmesi, konjonktivite yol açar. Belirtileri gözlerde sulanma, yanma ve kızarıklıktır. Yukarıdaki nedenlere bağlı konjonktivit bulaşıcı değildir.
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Cumartesi, Aralık 26th, 2009
Cırtlak kanserinin tanımlamasında gırtlak sözcüğü, ağzın arkasında başlayıp yemek borusunun göğüs kafesine girdiği noktaya kadar uzanan kesim için kullanılır. Bu kesim üç ana bölgeye ayrılır: Yutak (farenks), yemek borusunun (özofagus) yukarı kesimi ve gırtlak (larenks).
Gırtlak kanserleri, bu üç bölgeden birinde ortaya çıkar. Çevredeki dokulara yayılıp sağlıklı hücreleri yok eden öteki kötücül tümörler gibi, gırtlak kanserleri de, olağandan daha hızlı çoğalan hücrelerden meydana gelmiştir.
Devamını oku »
Posted in Ağız Hastalıkları, Kanser | Yorum Yok
Cuma, Aralık 25th, 2009
Gözdeki kılcal kan damarlarından birinin patlaması üzerine, kan konjonktiva ile gözakı arasına sızarak açık kırmızı lekeler oluşturur. Görüntüsü korkutucu olmakla birlikte, bu durum vücuttaki herhangi bir berelenme kadar önemsizdir. Ağrı olmaz.
Kimi zaman bir çarpma kanamaya neden olursa da bu tür kanamalar genellikle şiddetli bir öksürükten sonra oluşur Belli bir neden bulunamadığı da olur.
Devamını oku »
Posted in Göz Hastalıkları | Yorum Yok
Cuma, Aralık 25th, 2009
Bir insanın bir yeri kesildiğinde kanama bir süre sonra durur. Bunun nedeni, zedelenen kılcal damarın çeperinin büzülerek kan kaybını önlemesidir. Trombositadı verilen küçük kan hücreleri, kılcal damarın çeperi ndeki çatlağı kapamak üzere pıhtı lasır. Bir dizi pıhtı laştırıcı etkenin etkisiyle, kanda oluşan bir fibrin katmanı, trombositleri takviye eder. Eğer bu düzeneklerden biri gerektiği gibi işlemeyecek olursa, hastada anormal kanama eğilimi ortaya çıkar. Belirtileri birbirine benzese de, kan dinmezliği değişik nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin küçük bir yaralanma nedeniyle kan dinmezliği ortaya çıkabileceği gibi, midede, akciğerlerde ya da bir başka organda kendiliğinden oluşan kanamalara da rastlanabilir. Eğer aşırı kan vücudun aynı yerinden geliyorsa, kanama nedeninin o bölgeyle ilgili olduğu anlaşılır. Nitekim ay halinde aşırı kan kaybı, fibroidlerden kaynaklanıyor olabilir. Buna karşılık, kanama vücudun birçok yerinde aynı zamanda gerçekleşecek olursa, bu durum hastanın kan dinmezliği gibi bir kan hastalığına tutulduğunu gösterir.
Pıhtılaşma düzeneğindeki aksama, ya doğuştan gelen, kan dinmezliği gibi bir hastalığın, ya sonradan ortaya çıkan, sözgelimi akciğer sirozu veya kemik iliğinde ur oluşması türünden bir hastalığın ya da pıhtılaşmayı önleyen ilaç kullanımının sonucudur.
Devamını oku »
Posted in Kan Hastalıkları | Yorum Yok
Perşembe, Aralık 24th, 2009
Kan kanseri, kan hücrelerinde görülen bir kanser türüdür. Genellikle, akyuvarları etkiler. Ayrıca hastalığın çok seyrek görülen kimi türlerinde, kana oksijen taşıyan akyuvarlar da hastalıktan etkilenebilir.
Kan kanserli hücreler gerektiği biçimde etkinlik göstermez; normal kan hücrelerinin oluştuğu kemik iliğinde çok hızlı bir biçimde bölünmeye uğrarlar. Bu durumda, normal kan hücrelerinin yapımında azalma görülür, buna karşılık kan dolaşımında kanserli hücre sayısı artar.
Devamını oku »
Posted in Kan Hastalıkları, Kanser | Yorum Yok
Çarşamba, Aralık 23rd, 2009
Tıp dilinde anemi olarak adlandırılan kansızlık oldukça yaygın bir hastalıktır. Halsizlik, yorgunluk, kansızlığın genel belirtilerindendir. Kansızlık sözcüğü, kanın az oluşunu akla getirmekle birlikte, aslında değişik nedenlere bağlı olarak yeterince sağlıklı alyuvara sahip olmayan kişilerin durumunu tanımlar. Demir eksikliğine bağlı kansızlık en sık rastlanılan türdür. Her yüz kişiden iki ya da üçünde bu türden kansızlık vardır.
Âdet kanamaları sırasında kan ve dolayısıyla demir kaybı olduğu için, kadınların kansızlıkla karşılaşma olasılığı daha fazladır. Bazı kadınlar âdet döneminde normalden fazla kan kaybederler. Hangi türden olursa olsun, kansızlık tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Devamını oku »
Posted in Kan Hastalıkları | Yorum (1)