Kasım, 2009için arşiv
Pazartesi, Kasım 30th, 2009
->
Bursaspor ile zorlu bir maça çıkacak olan Fenerbahçe kafilesi Bursa’daki oteline yerleÅŸti.
12 Aralık 2011 Bursa Atatürk stadında oynanacak maç Fenerbahçe için büyük önem farz ediyor. Saat 20.00′da baÅŸlayacak olan maçta Fenerbahçe 3 puanı almak için bütün yolları deneyecek. Maçta ligtv’den canlı olarak hd kalitesinde yayınlanacak.
Devamını oku »
Posted in Dini | Yorum Yok
Pazartesi, Kasım 30th, 2009
İktidarsızlık ve sorunları
Her erkek cinsel ilişkide başarısızlıkla karşılaşabilir. Başarısızlığın sürekli olması iktidarsızlık anlamına gelir.
Erkeklerin cinsel sorunları konutunda kadını genellikle pek az şey bilirler. Kadına göre Erkek her zaman kolayca doyuma ulaşabilir. Cinsi sorunları olan bir erkekle karşılaşmak, bir kadın için şaşırtıcı olur çoğu kez. Erkek, cinsel organının sertleşmesinde güçlük çekiyorsa, kadının davranışlarıyla yardımcı olması gerekir. Bu durumda kadının tutumu son derecede önemlidir. Kadının hırçınlaşması, ya da alaycı bir tavır takınması, durumu daha da kötüleştirir.
Devamını oku »
Posted in Cinsel Sorunlar | Yorum Yok
Pazartesi, Kasım 30th, 2009
Cinsellik hormonları ve ruhsal durumunuz
Hormon dengesindeki bozulma insanlarda çoğunlukla üzüntü, bunalım ya da huzursuzluk gibi sonuçlara yol açar. Bunun nasıl olduğunu anlamak, bu sorunlara karşı koymaya yardımcı olur
Kadınların yüzde kırkı her âdet görüşten önce gerginlik, sinir bozukluğu, sabırsızlık ve yorgunluk gibi durumlarla karşılaşırlar. Bunun nedeni âdet düzenini denetleyen cinsellik hormonlarının kadınların ruhsal durumunu etkilemeleridir. Ama hormonları etkileyen kimi olayların da (gebelik ve menopoz gibi) kadınların ruhsal durumu üzerinde önemli bir etkisi vardır.
Devamını oku »
Posted in Cinsel Sorunlar | Yorum Yok
Pazar, Kasım 29th, 2009
Anoreksi -iştahın kaybolması
Şişmanlamamak amacıyla perhiz yapmak, genç kızlar arasında yaygın bir davranıştır. Ancak, bazı durumlarda zayıflama isteği anoreksi adı verilen hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilir
Sözlük anlamıyla “anoreksi“, iÅŸtahsızlıktan, aşırı diyetten kaynaklanan bir hastalık durumudur. Kanserin, verem gibi mikroplu bir hastalığın ya da zihinsel bozukluÄŸun sonucudur.
Devamını oku »
Posted in Dengeli Beslenme, Psikolojik Rahatsızlıklar | Yorum Yok
Cumartesi, Kasım 28th, 2009
Alkoliklerin iyileşmesi mümkün müdür?
Şimdilik bu konuda kesin bir çözüm içeren bir yöntem olmamakla birlikte, birçok yardımcı tedavi yöntemi geliştirilmiştir. Alkolizmden kurtulmada en önemli rol alkoliğin kendisine düşer. Ayrıca doktorların yanı sıra ailesinin ve çevresindeki kişilerin de bu konuda ona yardımcı olmaları gerekir. Eskiden alkolden kurtulmanın tek yolunun içkiyi tümüyle bırakmak olduğu sanılırdı. Bu görüş ilk bakışta doğru görünebilir. Ancak alkole düşkün olanların alkol miktarını ve içme sürelini yavaş yavaş kısarak bedensel ve ruhsal açıdan zarar görmeyecekleri bir düzeye indirmeleri de söz konusu olabilir. Ne var ki, böyle bir tedavi yöntemi kaçınılmaz biçimde sağlam bir özdenetimi gerektirir. Değişik kişilikteki insanlar için, değişik tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Kimileri için en uygun yöntem hastane tedavisidir. Alkolizmin yaygın olduğu gelişmiş ülkelerde, alkoliklerin içkiden kendi iradeleriyle kurtulabilmeleri amacıyla kurulmuş dernekler vardır.
Alkolün yasaklanması alkolizmi ortadan kaldırabilir mi?
Devamını oku »
Posted in Alkolizm | Yorum Yok
Cuma, Kasım 27th, 2009
Alkolizmin erken belirtileri nelerdir?
Alkolizme belirli bir giriÅŸ ve baÅŸlangıç dönemi yoktur. Bu nedenle uyarıcı belirtiler çok dikkatle izlenmelidir. İçkiye olan eÄŸilimin derecesi konusunda daha çok bilgi edinmek için bir uzmana danışılabilir. Ayrıca her hafta, içilen içki miktarı bir önceki hafta içilenle karşılaÅŸtırılmalı bu karşılaÅŸtırma bir kaç ay sürdürülmelidir. Ancak, “bu hafta sayılmaz çünkü…” gibilerden özürler öne sürülmemelidir. Böyle bir davranış saÄŸlıklı bir sonuca varılmasını engeller. Alkole eÄŸilimin derecesi, açık yüreklilikle verilebilecek yanıtlarla saÄŸlıklı bir biçimde ölçülebilir.
Alkolizmde içilen içkinin miktarı da önemli bir etkendir. Bu konuda kesin bir sınır yoktur. Günde bir iki kadeh içki içen birinde alkol düşkünlüğü söz konusu değildir. Günlük miktar litre türünden ölçülere zaman tehlike canlan çalıyor demektir.
Devamını oku »
Posted in Alkolizm | Yorum Yok
Cuma, Kasım 27th, 2009
Doğum kontrolünde amaç gebe kalma korkusu olmadan cinsel ilişkiye girebilmektir. Bunu sağlamak için seçilecek yöntem hem sağlığa hem yaşa uygun olmalı, hem de ilişki sırasında bir problem yaratmamalıdır.
Hangi yöntemin kullanılacağına kadınlar mı karar vermelidir doktorlar mı?
Devamını oku »
Posted in Cinsel Sorunlar, Hamilelik | Yorum Yok
Perşembe, Kasım 26th, 2009
Âdet Görmeme
Âdet görmeme dölyatağının her ay kendi iç çeperini yeniden oluşturmaması demektir. Doğum ya da düşük sonrasında, âdet görmeme doğaldır. Çünkü bu dönemlerde âdet kanamalarını düzenleyen hormonlar geçici olarak kesintiye uğrar. Ancak başka etkenler de hormon üreten bezlerle, yani hipotalamus, hipofiz ve yumurtalıklarla bunların yöneldiği dölyatağının bağlantısını kesintiye uğratabilir.
Verem, kansızlık, kalkanbezi (tiroid) hastalıkları gibi bazı süreğen hastalıklar da hormon düzenini etkileyerek âdet görmeyi engeller. Sakinleştiriciler ve ruhsal çöküntüyü giderici ilaçlarla, tansiyon hapları da âdet görmemeye neden olabilir. Bu nedenle, kullandığı ilaca ilişkin herhangi bir kuşkusu olan bir kadının doktora başvurması doğru olur. Âdet görmeme, genellikle kadının gebe olması durumunda görülür. Ayrıca doğum kontrol hapı kullanmaktan vazgeçen kadınlarda aylarca âdet kanamaları görülmeyebilir. Hormon düzeni yeniden sağlandığında âdet kanamaları düzenli olarak başlar.
Devamını oku »
Posted in Cinsel Sorunlar | Yorum Yok
Perşembe, Kasım 26th, 2009
Alkolizm
İçkiye alışmak hiç de zor değildir. Ama alkolizmden kurtulmak sanıldığından da zordur.
Alkoliklerin ortak yönü, fazla miktarda ve sürekli içmeleridir. Zengin, yoksul, herkes alkolik olabilir. Alkole düşkün olanların sayısı sanılanın çok üstündedir. Özellikle kuzey ülkelerinde bu oran çok yüksektir, örneÄŸin İngiltere’de ve Galler de nüfusun en az yüzde 10′u, İskoçya’da ise daha fazlası içkiye düşkündür. Aynı oranlar Batı’daki pek çok ülke için de geçerlidir.
Devamını oku »
Posted in Alkolizm | Yorum Yok
Çarşamba, Kasım 25th, 2009
Yaygın Fobiler
Korku insanlar için doğal ve gerekli bir duygudur. Bizi tehlikelere karşı korur. Tehlikenin oluştuğu durumlarda zarar görmemizi engeller. Tehlikeyle yüz yüze gelen insanlar hatta hayvanlar yapı olarak fiziksel değişime uğrarlar. Bu değişikler sonucunda tehlikeye karşı koyma ya da kaçma kararına varılır. Buna ya kaç ya dövüş olgusu adı verilir. Hayvanlarda korkuyu doğuran durum yukarıda sözünü ettiğimiz tepkilerle ortadan kalkar. Ancak insanın ruhsal ve yapısal özellikleri hayvanınkine oranla daha karmaşıktır. Bu nedenle yaşamı güvenceye alan bu düzenin her zaman aynı yararlı sonuçları sağlamak açısından yeterli olmaması da doğaldır. Sözgelimi, önemli bir görüşmeden önce korku duyabilirsiniz. Fakat korku sonucu, görüşeceğiniz kimseye saldırma ya da ondan kaçma şeklinde tep¬ki göstermezsiniz. Ne var ki organizmanızda oluşan değişiklikler aslında sizi bu tür davranışlarda bulunmaya iter. Ancak siz bu yapısal etkilere uymazsınız. Ama yine de korkuyu ve heyecanı normal olarak duyar ve bunu da doğal karşılarsınız.
Fobinin bildiğimiz korkudan farkı nedir?
Devamını oku »
Posted in Psikolojik Rahatsızlıklar | Yorum Yok