Kızamık ve Kızamıkçık
->
Kızamıkçık (rubella) hafif bir hastalıktır. En çok, küçük çocuklarla yirmi yaşına varmamış yeniyetmelerde görülür. Erginler ise, çoğu kez hastalığı alıp başkalarına aktarmalarına karşılık hastalıktan pek etkilenmezler. Hastalık, vücuduna virüs girmiş kuluçka döneminde bir kimsenin, öksürük ya da aksırığıyla havaya saçılan damlacıkların solunum sırasında yutulmasıyla bulaşır. Böylece gırtlağa yerleşen virüs, bir belirti vermeden 12–23 (en çok 16 ya da 17) gün süreyle çoğalır. Bundan sonra kan dolaşımına girer ve hastalık belirtileriyle başlar. En bulaşıcı dönem, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan önceki kuluçka dönemidir.
Kızamıkçık, başlangıçta soğuk algınlığı ve gribe benzer. Hastanın burnu akar, aksırık ve öksürük vardır. Gözler kanlıdır. Ateş de yükselir, ancak genellikle 37°8 in üzerine pek çıkmaz. Bir gün sonra döküntü başlar. Genellikle, alında ve kulakların arkasında görülen, çok sayıda minik ve pembe kabarık noktalar, birbirleriyle birleşip büyürler.
Bir yandan da başın ve boynun arkasındaki, kulakların çevresindeki bezler şişmeye başlar ve acı verir. Döküntü hızla kollara, bacaklara ve göğse yayılır. Ertesi gün, vücudun tümü döküntü ile örtülmüş olabilir. Ancak çoğu zaman döküntüler bazı kesimlerde belirgin, bazı kesimlerde belli belirsizdir. Pek hafif geçen durumlarda döküntü, hemen hemen fark edilemez gibidir.
KARANTİNA
Kızamıkçığın en bulaşıcı dönemi belirtiler ortaya çıkmadan önce tamamlanır. Kızamıkçığa yakalanan bir çocuğu iyileşinceye kadar okula göndermemek gerekir. Hasta çocuğun kardeşlerini okula yollayıp yollamamaya gelince, bu noktayı okula danışmak yerinde olur.
TEDAVİ
Kızamıkçığın kendine özgü bir ilacı yoktur. Olağan koşullarda yapılacak şey, hastayı, kaç yaşında olursa olsun, birkaç gün yatırmak, rahat ettirmek, ateşten ötürü yitirdiklerini yeniden kazandırmak için bol bol sıvı içirmektir. Yatakta çocuğun üstünü fazla örtmemeli, fazla sarıp sarmamalıdır. Çok soğuk olmayan suya batırılmış bir havlu ya da süngerle vücudun sıcaklığı azaltılıp çocuk ferahlatılır. Aspirin ya da çocuk aspirini vererek ateş düşürülebilir. Çocuk çok küçükse, doktora danışmadan ilaç vermemelidir.
Hasta genellikle bir hafta içinde iyileşir. Birkaç gün sonra ayağa kalkabilir. Ancak, hastanın hâlâ kızamıkçık bulaştırabilir durumda olduğunu unutmamak gerekir.
AÅžILAMA
Bazı anneler çocuğun nasıl olsa kızamıkçık geçireceği düşüncesiyle, neredeyse çocuklarının kızamıkçık kapması için çaba gösterirler. Bu tutum tümüyle gereksiz bir davranıştır. Çünkü bugün aşıyla kızamıkçığa karşı bağışıklık kazanılmaktadır. Gebelik sırasında geçirilen kızamıkçık hastalığı doğacak çocukta birtakım önemli sorunlar yaratabileceğinden, bütün kız çocuklarının, çocuk doğurabilecek döneme girmeden kızamıkçığa karşı aşılanmaları gerekir. En iyi aşı zamanı 10 ile 14 yaşlar arasıdır.
KIZAMIKÇIK VE GEBELİK
Kızamıkçığın zararlı olduğu tek durum, gebe kadının kızamıkçık virüsü alması durumudur. Kızamıkçık virüsü dölyatağındaki dölüte zarar verir. Kadın gebeliğinin ne kadar başlarında kızamıkçığa yakalanırsa, doğacak çocuğun uğrayacağı yıkım o kadar büyük olur. İlk üç ay içinde tehlike çok büyüktür. Bu süre içinde hastalanan gebe kadının çocuğunda çok önemli oluşum bozuklukları görülür. Gebeliğin altıncı ayından sonra, tehlike azalır.
Bugün, annenin gebelik sırasında kızamıkçığa yakalanması nedeni ile sakat doğan çocuk sayısı çok azalmıştır. Çünkü kız çocuklar, hastalığa yakalanmasalar da, vaktinde aşılanarak bağışıklık kazanmaktadırlar. Çocuk sahibi olmaya karar vermeden önce, her genç kadının kızamıkçığa karşı bağışıklığı olup olmadığını kesinlikle öğrenmesi gerekir. En ufak bir kuşkuda, bu durumu belirleyecek bir kan tahlili yaptırmalıdır.
Tahlil sonucunda, kızamıkçığa bağışık olmadığını anlayan kadın aşılanmalı, fakat aşının üzerinden üç ay geçmeden gebe kalmamalıdır. Bu süreye uyulmazsa aşı çocuk üzerinde olumsuz etkiler doğurabilir. Gebe bir kadına, ne olursa olsun, aşı yapılmaz.
TEDAVİ
Bir kadın gebeliÄŸinin ilk dönemlerinde kızamıkçık çıkaran bir hastayla temas ederse, doktor bir kan tahlili yaptırır. % 90 olasılıkla kadının bağışık olduÄŸu ortaya çıkar. Aksi durumda doktor “bekle ve gör” yolunu seçer. Kuluçka döneminin sonunda döküntü olmazsa, büyük olasılıkla tehlikenin atlamış olduÄŸu söylenebilir. Yine de kesin sonuca varmak için kan tahlili yapılarak hastalığın bulaşıp bulaÅŸmadığı saptanır.
Zayıf bir olasılık da olsa kadın gebeliğinin ilk beş ayı içinde kızamıkçığa yakalanabilir ve çocuk bundan zarar görebilir. Böyle bir durumda doktor çocuğun alınmasına karar verebilir.
KIZAMIK
Kızamıkçıktan daha hızlı yayılan kızamığın virüsü, hele yeniyetmelerde ve genç yetişkinlerde daha güçlü bir virüstür. Kızamık genellikle bir çocuk hastalığıdır. En çok, 3 ve 6 yaşlar arasında görülür. Kızamıkçık gibi, havaya karışan damlacıkların solunulmasıyla bulaşır.
Belirtiler kızamıkçığın belirtilerine benzer. Fakat hastalığın ortaya çıkışı, daha anidir. Hiçbir sağlıksızlık işareti görülmeyen 10–14 günlük bir kuluçka döneminden sonra, nezle başlar, ateş yükselir. Ateş 40°yi bulabilir. Hasta öksürür, aksırır, gözleri yanar ve kızarır. Bazen burun kanaması, bulantı, hatta kusma gibi başka belirtiler de olabilir.
Kızamık, baÅŸlangıçta, özellikle sözü edilen belirtiler düzelmeye yüz tuttuÄŸundan bir soÄŸuk algınlığı ile karış-tırılabilir. Kızamığa bu aÅŸamada teÅŸhis koymak kolay deÄŸildir. Ancak, yanakların içinde ve aÄŸzın gerisinde küçük, gri noktalar olup olmadığına bakılır. Kızamık olaylarının % 90′ında Koplik benekleri denen bu noktalar bulunur.
Döküntü, üçüncü, dördüncü günden önce görülmez. Kızamıkçık gibi, kızamıkta da, döküntü kulakların arkasında başlar. Küçük, düzensiz biçimde, kırmızımtırak lekelerden oluşan döküntü, burun çevresine, boyun bölgesine ve vücudun geri kalan kesimlerine yayılır. Sonunda lekeler birleşince, hasta kızamıkçıkta olduğundan daha kırmızı bir görünüm alır. Döküntü ile birlikte, öteki belirtiler de yoğunlaşır. Hasta, birçok şeye duyarlık gösterir, huysuz bir duruma gelir.
Üç, beş gün daha geçince virüsün etkisi hafifler, ateş düşer; döküntü parlaklığını yitirir. Fakat yerinde bıraktığı pembemsi kahverengi lekeler, ancak günler, hatta bazen haftalar sonra yok olur.
KARANTİNA
Kızamık çok bulaşıcı bir hastalıktır; yayılmasını önlemek için, hastanın başka kimselerden ayrılması gerekir. Hastalık, döküntünün görülmesinden 3–4 gün önce başlayarak döküntülerin tümüyle gelişmiş bir durum almasından 1 hafta sonraya kadar süren zaman içinde bulaşır. Karantinayı, hasta kendini iyi hissedinceye kadar sürdürmek doğru olur.
TEDAVİ
Kızamık, bazen başka hastalıklara yol açabildiğinden, kesinlikle doktor çağrılması gerekir.
Kızamıkta hasta kendini çok kötü hisseder. Hastalığa özgü bir ilaç olmadığından, yapılacak şey, hastanın yatakta dinlenmesini sağlamaktır. Genellikle hastanın gözleri çok yanar, gün ışığından da elektrik ışığından da rahatsız olur. Bu nedenle, odayı loş tutmak doğru olur. Kızamıkta iştahsızlık hemen her hastada görülür. Hastaya bol sıvı içirmek gerekir.
Hastanın vücudunu serin ve rahat tutmalı, fazla giydirmemelidir. Nemli havlu yada süngerle vücudunu başını silmeli, hafif bir gargarayla ağzını çalkalatmalıdır. Doktora danışıp eriyebilir aspirin vererek ateş düşürülebilir.
KIZAMIĞIN YOL AÇABİLECEĞİ İKİNCİL HASTALIKLAR
Kızamığın güçsüzleştirdiği bir hasta, başka mikroplu hastalıklar karşısında da direncini yitirir. Bu nedenle, kendisinde görülecek herhangi bir değişikliğin hemen doktora bildirilmesi gerekir.
TEDAVİ
Küçük çocuklarda kızamıktan sonra kulakta yangılanmaya çok rastlanır. Bu durum, erken fark edilirse, antibiyotiklerle çabuk sonuç alınır. Çocuk kulak ağrısından yakınıyorsa ya da duyması gereken sesleri duymuyorsa doktor çağırmak doğru olur.
Solunum yolları (akciğerler, soluk borusu ve gırtlak) da yangılanabilir. Bazen yangı çok yoğun olur. Bu durumda çocuğu hastaneye kaldırmak gerekebilir. Kimi hastada da körbağırsak yakınındaki bezler şişer ve karın ağrısı yapar; fakat bu durum genellikle kendiliğinden geçer.
Çok seyrek rastlanan bazı durumlarda kızamık beynin mikrop almasına, ansefalite (beyin yangısı) yol açabilir. Böyle bir duruma birkaç binde bir oranında rastlanırsa da, çocuğun ensesinde herhangi bir sertleşme, durumunda bir uyuşukluk görüldüğünde hemen doktor çağırmak doğru olur.
AÅžILAMA
Kızamık aşısı kızamıkçık aşısı kadar kesin bir bağışıklık saÄŸlamazsa da, % 80′lik bir güvence verir. Bebeklere on beÅŸ ay ile on sekiz ay arasındayken aşı yapılır.
100.000′de 1′den daha az bir olasılıkla kızamık aşısı beyni etkileyebilir. Genellikle, aşının tek bir yan etkisi vardır; kısa süren hafif bir ateÅŸle, çok kısa süreli bir döküntü görülür.
Aşı tek bir kez ve iğneyle yapılır. Herhangi bir yan etkisi yok gibidir. Bazen tutmadığı da olur. Aşının tutup tutmadığını saptamak için, aşıdan sonra, bir kan tahlili yapmak gerekir.