Beytullah-i-azim ve kabe-i muazzama
->
Mekke-i Mükerreme’de Harem-i Åžerif denilen yerde, Mescid-i Haram’ın ortasınÂda yer alan kutsal bir yapıdır. MüslümanÂlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, namaz kılarken Kabe’ye yönelirler. Kabe ayrıca hac ziyaretinin tamamlanması için tavaf edilmesi ( çevresinde dolaşılması) gereken yerdir.
islâm inancına göre Kabe, yer yüzünde insanlar için ilk yapıdır. Hz. Adem (a.S;) tarafından yapılmıştır. Hz. ibrahim (a.s.) ile oÄŸlu Hz. ismail (a.s.) tarafından ikinci kez yapılmıştır. Yüce Allah’a ibadet için yapılan Kabe zamanla Allah’dan uzaklaÂÅŸan insanlar tarafından putlarla doldurulÂmuÅŸtu, islâm öncesi dönemde bu yüzden kutsal sayılır, yılın belirli günlerinde ziyaÂret edilirdi.
Hz. Muhammed (s.a.s.) peygamber olunca, insanları putlara tapmaktan vazgeÂçirmeye çalıştıysa da, önceleri pek baÅŸarıÂlı olamadı. Bu yüzden Mekke’den MediÂne- i Münevvere’ye hicret etmek zorunda kaldı. Müslümanlar bu dönemde namaz kılarken Kudüs’deki Mescid-i Aksa’ya yöneliyorlardı. Ama 624′ te inen bir ayetÂle bundan böyle Kabe’ye yönelinmesi emir buyruldu. Ve Kabe Müslümanlar için de kutsallık kazandı. Hz. Muhammed (s.a.s.) halkın islâm dinini kabul etmesi üzerine 630′da Mekke’ye geri döndü ve bütün putları ortadan kaldırdı. Kabe’ye ve çevresine bugünkü biçimini verdi.
Müslümanların kıblegahı olan Kabe-i Åžerif, Arabistan’da bulunan Mekke ÅŸehÂrinde olup, Mescid-i Haram denilen büÂyük caminin ortasmdadır. Bu caminin, üsÂtü açık, etrafında üç sıra olarak, 500 adet kubbe vardır. Kubbelerin altındaki direkÂlerin adedi 462′dir.
Mescid-i Haram, dikdörtgen gibi olup, kuzeyi 164, güneyi 146, doÄŸusu 106 ve batısı 124 metre uzunluÄŸundadır. Mescid-i Haram’ın -doÄŸuda 4, batıda 3, kuzeyde 5 ve güneyde 7 olmak üzere 19 kapısı varÂdır. Çevresinde 7 minare bulunmaktadır.
Kabe-i Åžerif, Mescid-i Haram’ın ortaÂsında olup, 4 köşe taÅŸtan 11.4 metre yükÂsekliktedir. Kuzeyi 9.25, güneyi 8.5, doÂÄŸusu 13.5 ve batı duvarı 13.3 metredir. DoÄŸu ve güney duvarları arasındaki köşeÂde Hacer-ül Esved (cennetten indirilen siÂyah taÅŸ ) vardır. Yerden bir metre yüksekÂte olup, hacılar öptüğü için iyice çukurlaÅŸ-mıştır.
Kabe-i Åžerifin yerden 1.88 metre yükÂsekte bulunan kapısının geniÅŸliÄŸi 1.7, yükÂsekliÄŸi ise 2.6 metredir. Duvarların iç yüÂzü ve tabam renkli mermerle kaplıdır. KaÂbe-i Åžerifin dışı siyah ipek ve kapısı atlas perde ile örtülüdür. Her yıl yenilenen bu örtü, Osmanlı döneminde önceleri MıÂsır’da dokutuluyordu. 17. yüzyıldan baÅŸlaÂyarak İstanbul’dan, özel törenlerle yola çıÂkarılan ve “Surre Alayı” denilen bir kerÂvanla Mekke’ye götürülür ve örtülürdü:
Osmanlı zamanında istanbul’da yapıÂlan Altınoluk, kuzey cephesindedir.Türk hacıları ekseriyetle bu altın oluÄŸun altında toplanırlar.
En son 1621′de sel yüzünden büyük bölümü yıkama uÄŸrayınca, Dördüncü Mu-rad’m görevlendirdiÄŸi, Mimarbaşı Rıdvan AÄŸa Kabe’yi onbirinci defa yeniden buÂgünkü durumuna getirmiÅŸtir.
Kabe’yi Muazzama’nın İlk Tesisi:
Allah-u Teala, Hz. Adem’i yaratmazdan önce Meleklere yer yüzünde ilk binayı, Allah’ın evini yaptırıp, direkleri zeber-cedden, örtüsü kırmızı yakutdan, beyti mamur hizasında Mükerremi bina ile yer yüzü ehlinin tavaf ve ziyaret etmesini emir ve ferman buyruldu.
Kabe’nin İkinci Binası: Hz. Adem (a.s.) ibadet yapacak bir yer için Rabbi TeÂala’ya sürekli niyazda bulundu. Allah (c.c.) da “Mekke’ye git, yer yüzünde beÂnim bir beytim var. O da oradadır. Onun temelini bul, üzerine hoÅŸ görünümlü bina yap. Meleklerin yaptığı gibi sen de tavafla beni tahmid et.” diye buyurdu.
Hz. Adem (a.s.) meleklerin de getirdiÂÄŸi o koca taÅŸlan aynı temel üzerine koydu. Gökten inen Beyt-i Memur’u da üstüne oturttu. Meleklerle birlikte Hz. Adem (a.s.) tavaf ederdi. Hz. Adem (a.s.)’in veÂfatını mütakip yine göğe kaldırıldı. Yalnız temeli kaldı. Hz. Adem (a.s.) ve evlatları onu tavaf ve hac ederlerdi.
Kabe’nin Üçüncü Binası: Hz. Åžit
(a.s.) aynı temel üzerine saÄŸlam bina yapÂtı. Nuh tufanına kadar dayandı. Tufanda selle beraber üzeri kızıl kum yığını haline geldi. Hz. Nuh (a.s.) tufanından, Hz. ibraÂhim (a.s.)’a kadar 1080 yıl geçti.
Kabe’nin Dördüncü Binası: Hz. ibÂrahim (a.s.) oÄŸlu Hz. ismail (a.s.) ile aynı temel üzerine inÅŸaya baÅŸladılar. Hz. ismaÂil (a.s.) taÅŸ getirir, Hz. ibrahim (a.s.) de biÂnayı yapardı. Bina yükseldikçe ÅŸimdiki Makam-ı ibrahim diye bilinen ve ziyaret edilen taÅŸ iskele gibi kullanılıyordu. O taÅŸ duvarla birlikte yükselip, binanın her taraÂfına kendiliÄŸinden hareket ediyordu. Tüm hacılar tarafından bilinip ziyaret edilen Makam-ı ibrahim, yeÅŸilimsi kalın bir cam ve kuvvetli san demir ile koruma altına alınmış olup, Hz. ibrahim’in ayak izleri besbelli olarak görülmekte ve ziyaret edilÂmektedir.