Yedi Uyurlar
->
Kur’an-ı Kerim, tefsir ve diÄŸer kayÂnaklara göre Eshab-ı Kehf, Türkçe deyiÂmiyle “MaÄŸara Ehli” demektir. Milattan sonra 448 tarihinde, Suriye, Ürdün, LübÂnan ve Filistin dolaylarında (zalim) İmpaÂrator DEKYANUS zamanlarında, din düşÂmanlarının çoÄŸaldığı sırada, dinlerini koÂrumak için herÅŸeylerini terk edip Hicret eden yedi genç vardı. Yanlarında Kıtmir adındaki bir köpekle, Efsüs (Tarsus) yaÂkınlarında bir maÄŸaraya gizlenmiÅŸlerdi. Bu yedi genç aynı zamanda, İmparator Dakyanus‘un müşavere heyetinde olduÂkları da söylenir.
Kur’an-ı Kerim’in Kehf Sûresi, 18′in-ci sûre olup yüzon ayet, binbeÅŸyüz yedi kelimeden ibarettir. îbni Ishak’ın dahi tefÂsirine göre, bu Sûrede haber verilen, Es-hab-ı Kehf, halis , İsa dini üzerine iman-Tevhid ile hareket etmiÅŸ yedi gençden ibaÂret İsevi zümredir. MüşrikliÄŸe karşı ayakÂlanma, Allah’ın birliÄŸini ilan etmilerdi. Dekyanus bunları puta tapmaya zorladı. Aksi takdirde öldürülecekleri bildirilince, bu yedi genç imanlarını muhafaza etmek için ÅŸehri terk edip bir maÄŸraya saklanıp uyuya kaldılar. (Miladi takvime göre 300 yıl, Hicri takvime göre 309 yıl, hicri takÂvim, kameri yıl olduÄŸu ve miladi takvime göre her yıl 10 gün eksik olduÄŸundan 9 yıllık fark buradan meydana geliyor. Yine de doÄŸrusunu Cenab-ı Hakk bilir.)
Uyandıkları zaman, ne kadar uyudukÂlarını bilemediler. Birbirlerine ne kadar uyuduk diye sorduklarında, bir gün veya daha da az uyuduk, diye söylendiler. Ve hala Dekyanus’dan zarar gelecek diye korkuyorlardı, içlerinden Yemliha’ya, kıÂyafet deÄŸiÅŸtirip, ÅŸehre gidip, yiyecek satın alarak ve haklarında neler söylendiÄŸini öğrenerek geri gelmesini söylediler.
Yemliha, ÅŸehrin giriÅŸ kapısının üzerinÂde kocaman haç görüp, hayret etti. Dünkü günde Isa ismi korku ile ve gizlice söyleÂnirken, bugün onun ismine yemin ediliÂyordu.
Tekrar ÅŸaÅŸkınlıkla birine bu ÅŸehrin adıÂnı sordu. (EFSÜS-TARSUS) olduÄŸunu duyunca hayreti büsbütün arttı. Yemeklik almak için bir dükkana girdi. Erzak almak için cebinden çıkardığı parayı dükkancıya verdiÄŸinde dükkancı paranın basılış ÅŸekliÂne ve yazılarına bakıp hayret ederek, yaÂnındakilere sordu. Bu paranın Dekyanus zamanından olduÄŸunu görünce ve adamın garip kiyafetlerine bakınca ÅŸehire haber verdi. Åžehrin kralı Bendosis iyi bir kiÅŸiydi. Maiyetiyle birlikte, Yemliha’yı takip edip maÄŸaraya kadar geldiler. Yemliha maÄŸaÂraya girince Kral ve beraberindekilere hak tarafından bir korku düşürüldü, maÄŸaraya giremediler. Kral bunları ele geçirirsek halk bunları öldürür, diye korkuyordu. Halkın içinde imanlı biri vardı. Eshab-ı Kehf’in isimlerini bir tunç levhaya yazıp, bakırdan bir sandık içine koyup o maÄŸra içine gizledi. Åžu maksatla ki Allah gelecek bir zamanda müminlere onların ehvalini bildirmiÅŸ ola…
iyi niyetli Kral Bendosis, halkının çok deÄŸiÅŸik fırkalara bölündüğünü biliyordu. Halk bu maÄŸaraya girer bunları öldürür, veya bir kısmı da daha fazla saparlar korÂkusuyla maÄŸarının aÄŸzını iyice duvarla ka-pattırmıştır.
Fransızların Grand Ansiklopedisinde “Sept Dormans yedi uyuyanlar namıyla” şöyle bilinmektedir. “Dekyanus-Deci-us”un Hristiyanların katledildiÄŸi bir sırada asil imanlı yedi kiÅŸi ve bir de onları sadıÂkane takip eden, kelp (köpek) lerini öldürÂmek için bu maÄŸaranın kapısını duvarla ördüler. Duvarı bitmeden bir Hristiyan bu vak’anın münasebetiyle yazmış olduÄŸu bakır bir levhayı MaÄŸara’dan içeri atmıştı. “Efsus” Piskoposu, imparator ve impara-toriçe bu harikayı hayretle temaÅŸa ederek, ölülerin tekrar dirileceÄŸine böylece delil gösterdiler. Herkes bu maÄŸarayı ziyaret ediyordu. Bunların (metrukatı) MarsilÂya’ya nakledildi. Nakil esnasında kullanıÂlan büyük taÅŸ sandık, Marsilya’daki (Sent Viktor) kilisesindedir.
Almanların, Lexsikon Ansiklopedi-si’nin Z serisinde (Eshab-ı Kehf) Zieben Schafen olarak, yani yedi uyuyanlar anlaÂmına gelen deyimiyle, 7 Temmuz’da maÂÄŸaraya (7.7.7.) girdiklerini bilirler. Ve üç yedi derler. Anlamı yedinci ayın yedisi, yedi uyuyanlar, demektir. 300 yıl uyudukÂlarını, isimlerini, Hristiyanlığa uygun olaÂrak Latince Mlakus, Martinyanus, Kosta-nitnos, Diyonisyus, Yohannis, ve Sürasi: yus olarak bilirler.
7′nci ayın, 7′si, sıcak geçerse o yılın sıcak geçeceÄŸine ÅŸayet, 7′nci ayın 7′si yaÂğışlı olursa, o yılın yağışlı olacağına hükÂmederler.
Kur’an-ı Kerim’deki bu ayet, Eshab-ı Kehf Sûresi ve Türkçe meali, Tarsus’daki bu ziyaretgahın kapısında açık açık yazılÂmıştır. Tarsus’daki bu ziyaretgaha, nüfus kağıtsız girilebilir. Mühürsüz ve vizesiz de girilebilir. Hangi kavimden, hangi milÂletten, hangi mezhebden olursa olsun, AlÂlah’ın birliÄŸine iman etmiÅŸ herkese açıktır.
isimleri de sırasıyla şöyledir. Yemliha, Mislina, Mekselin, MernuÅŸ, DebernuÅŸ, SezenuÅŸ, KefÅŸtatuyuÅŸ, ve köpekleri Kıtmir’diler.
Allah’a sığınıp Kehf’e girdiler,
Aradıkları sırra hemen erdiler.
Cemalullah’ı onlar açık gördüler.
Kıtmir de erdi o anda murada…
Allah (c.c.) min tarafillah bir cur’a Cennet ÅŸerbeti sunulduÄŸunu ve 309 yıl ne açlık ne soÄŸukluktan ve ne yılan, yanda hudutsuz saklanmıştır.Hudutsuz bir ilahi sergiye mazhar olmuÅŸlardır. Üçyüz dokuz yıla ÅŸaşıp kaldınız, hakkın hikmetinden siz ne aldınız.
(Kaynak: Fazilet Takvimi, 5.8.95, M. Åžahin MenekÅŸeoÄŸlu, Fransa Grand AnsikÂlopedisi, Alman Lexikon Ansiklopedisi)