Migren Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi | Hayat Güncem

Migren Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi

Yaşadığımız çağda toplumumuzda birçok kesimin şikayetçi olduğu hastalıktır migren . Şiddetli baş ağrıları ve bunun olumsuz etkileri sebebiyle hayat çekilmez bir hal alır. Uzmanlara göre migren aynı zamanda toplumsal bir sorun, çünkü kişinin iş yaşamını olumsuz etkiliyor ve verimi de düşürüyor. Yediğiniz gıdalara dikkat ederek ve hayatınızdan stresi uzaklaştırarak, migren ataklarını aza indirebilirsiniz.
284490 Migren Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi
Günümüzün en sık ÅŸikayet edilen saÄŸlık sorunlarındandır baÅŸ aÄŸrıları. Hayatımıza yoÄŸun oranda stresin girmesiyle birlikte, baÅŸ aÄŸrıları da çeÅŸitlenmeye ve sıklaÅŸmaya baÅŸladı. Bir baÅŸ aÄŸrısı tipi olan migren hastalığı da ÅŸiddetini günden güne arttırıyor. Dr. Ali Boyacıyan konu hakkında: “Migren toplumda görülen en sık baÅŸ aÄŸrısı türlerinden biri. DeÄŸiÅŸik çalışmalarda farklı rakamlar çıkmasına raÄŸmen yaklaşık olarak toplumda yüzde 10–15 civarında kiÅŸide ortaya çıkabilmektedir. Migren, esas olarak beyinde hücresel düzeyde fonksiyonel bir bozukluktan kaynaklanır. Bu bozukluk belli bir süre devam ettikten sonra dönemini tamamlar ve iz bırakmadan düzelir. Migrenin süresi klasik olarak 3–72 saat civarında olmaktadır. Aslında beyinde hücresel düzeyde bir bozukluk baÅŸlar. Bu bozukluÄŸun neticesinde beyin damarları ve beynin etrafını saran zarlar etkilenir. Bunun neticesinde de ÅŸiddetli zonklayıcı aÄŸrılar ortaya çıkar. ÇoÄŸu zaman aÄŸrının bir periyot halinde geliÅŸtiÄŸi bir hastalık olan migren, zaman zaman aÄŸrı dışındaki belirtilerle de kendini gösterebilir.” diyor.

Migren genel olarak klinik planda auralı migren ve aurasız migren olarak ikiye ayrılır. Bunun dışında daha nadir görülen oftalmik migren, hemiplejik migren, komplike migren gibi türleri de vardır.

Migrenin belirtileri ve sebepleri nelerdir?

En önde gelen belirti, zonklayıcı baş ağrısıdır. Bu ağrılara genellikle bulantı ve kusma eşlik eder. Eş zamanlı olarak ses ve ışık hassasiyeti, koku hassasiyeti ve bu ana belirtilerle birlikte ikincil olarak gelişen otonomik bozukluk belirtileri gelişir. Eğer migreniniz varsa kriz esnasında veya öncesinde; uyku hali, açlık hissi, esneme, gaz birikimi, geğirme, baş dönmesi gibi belirtilerden de şikayetçi olmanız çok normaldir.

Migrenin temel olarak sebebi hala bilinmiyor, ancak sözü edilen peşi sıra bozuklukların birbirini tetiklediği biliniyor. Migrenin başlangıcı, hücresel düzeydeki mekanizmalarla olur. Bu düzeyde biriken bazı inflamatuar maddeler, başka reaksiyonları tetikler ve bunun sonucunda, beyin hücrelerinin ve bazen de kan damarlarının işlevleri bozulur. Bütün bunların akabinde de genellikle şiddetli baş ağrıları ortaya çıkar.

Migrene nasıl tanı konur?

BaÅŸ aÄŸrısı, genel bir baÅŸlık olduÄŸu için migren bunun alt gruplarından biridir. “BaÅŸ aÄŸrısı” büyük baÅŸlığı altında, migren dışında da birçok hastalık vardır. ÖrneÄŸin küme tipi baÅŸ aÄŸrısı, dolaşım bozuklukları, beyin tümörleri, beyin kanamalarının yol açtığı aÄŸrılar, “baÅŸ aÄŸrısı” büyük baÅŸlığı altında irdelenebilecek hastalıklar arasında sıralanabilir.

Migrene tanı genellikle öykü özelliklerine dayanılarak konulur, çünkü atak sırasında yapılabilecek bazı özel laboratuar tetkikleri dışında, migren hastalığını ortaya çıkarabilecek bir tetkik henüz yoktur. Çoğu zaman diğer hastalıklar dışlanarak ya da belirtilerin üzerine giderek tanı koyulmaya çalışılır.

Migren, hastaların yaşamlarını nasıl etkiler?

Migren aslında önemli bir toplumsal sorundur. Migren hastalığının neden olduğu iş gücü ve üretim kaybı yüksek oranlardadır. Migren hastasının kendisi açısından da yoğun ağrılı bir dönem olduğu için sıkıntı verici bir durumdur. Üstüne diğer ek belirtiler de eklendiğinde, (mide bulantısı, kusma gibi) kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Çoğu zaman yatarak istirahat tedavisi migren hastasına iyi gelir.

Migren atakları, yukarıda anlatılan mekanizma ile ortaya çıkar. Auralı migrende, genel olarak 1 saat civarında süren öncül belirtiler olur ve sonrasında baş ağrısı gelişir. Aurasız migrende ise, genellikle öncül belirti ortaya çıkmaz ve baş ağrısı daha uzun sürer. Migren ataklarının sıklığı ve şiddeti hastadan hastaya büyük değişkenlik gösterebileceği gibi aynı kişide değişik dönemlerde sıklık ve şiddet değişkenlikleri de görülür. Hayat boyu ancak birkaç kez migren tipi ağrı çeken insanlar olduğu gibi, hemen her gün migren ağrısı ile yaşamak zorunda kalan kişiler de vardır.

Migren ağrısı sırasında, genellikle sessiz ve karanlık bir ortamda yatmayı tercih edersiniz. Atak döneminde olduğu için bu dönemi kırmakta kullanılan ilaç uygulamaları ağrınızın hafiflemesine ya da yok olmasına yardımcı olur.

Migren nasıl tedavi edilir?

Migren tedavisi asıl olarak iki başlıkla irdelenebilir.

• Atak tedavisi: Şiddetli ağrı sırasında uygulanacak ilaçlar ve yardımcı yöntemlerdir.

• Koruyucu tedavi: Ağrı olmaksızın uygulanan, ağrıyı önleyici ilaçlar ve yöntemlerdir.

Migren tedavisiyle ilgili olarak Dr. Bülent KayhaoÄŸlu ise: “Migren tedavisinde ilaçlar basta olmak üzere birçok yöntem de denemektedir. Genetik bir hastalık olduÄŸu için kesin tedavisi yoktur, ancak tedavi yöntemleri ile hastalıktan dolayı düşen yasam kalitesi arttırılabilir. Öncelikle aÄŸrınızın ataklarını tetikleyen etmenleri fark etmeniz ve bunlardan kaçınılabilir olanlardan kaçınmanız önemlidir.” diyor ve şöyle devam ediyor:

İlaç tedavisinde koruyucu olarak belli süreler (3–6 ay) ilaç kullanımı oldukça etkilidir, bu süreler sonunda ilaçların etkinliği bir süre daha devam eder.

Atak sırasında başlangıçta basit ağrı kesiciler bir süre işe yararken, sonra etkisizleşirler. Sık ağrı atağı olanlarla birlikte özellikle allodini (vücutta normalde ağrı oluşturmayan uyaranların ağrılı olmaması, örneğin saç tararken acıma) varlığında yeni geliştirilmiş Triptanların çok işe yaradığı bilinmektedir.

Adet dönemlerinde ortaya çıkan ağrı atakları için, adet öncesi ve sırasında kullanılan tedavi şemaları ile yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

İlaç kullanmayı sevmiyorsanız ya da beklenen yararı göremediyseniz de bağımsız veya ilaçlarla birlikte yardımcı tıp yöntemleri deneyebilirsiniz. Bunlar akupunktur, yoga, EMDR olabilir.

Önemli olan; var olan ağrı ataklarının isminin doğru konması, iyi izlenmesi ile yaşamın değişik dönemlerinde ortaya çıkabilecek başka hastalıklar, ilaç kullanımlarıyla sorun yaratmayacak stratejilerin geliştirilmesidir. Migren, yalnızca bir baş ağrısı hastalığı değildir. Tek basına ya da diğer hastalık ve ilaçlarla daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi, yine bu stratejilerin başka bir artı değeridir.

Hangi etkenler migrene neden olur?

• Genellikle oksijeni az olan yoğun bir ortamda bulunmanız ya da yoğun kokulu bir ortama maruz kalmanız migreninizi tetikleyebilir.

• Ayrıca vücudunuzu strese sokacak herhangi bir faktör de migren ağrınızın tetiklenmesine neden olur. Stresle tetiklenen migren ağrısı bazen de eğer uzun süreli bir stres yaşadıysanız, bu dönemi izleyen rahatlama döneminde de ortaya çıkabilir, mesela tatilde.

• Uyku miktarınızı hep sabit tutmanızda fayda vardır. Az veya fazla uyumak migreni tetikleyen bir etkendir.

• Ayrıca bazı yiyecekler (her hastada geçerli olmamakla birlikte; çikolata, beyaz peynir, kaşar peyniri, baharatlı yiyecekler, mezeler ve alkol) migren ağrılarını uyarabilir.

Migren en sık hangi yaşlarda görülür?

Dr. KahyaoÄŸlu: “Her yaÅŸta baÅŸlayabilirse de en çok ergenlik ve ilk gençlik yaÅŸlarında baÅŸlar. Ergenlik öncesi her iki cinste görülme sıklığı eÅŸitken ergenlik sonrası menopoz dönemine kadar kadınlarda çok daha sıktır. Gebelik boyunca azalması, menopozdan sonra belirgin deÄŸiÅŸiklik göstermesi, doÄŸum kontrol hapları ile ÅŸiddetlenmesi, migren ile kadın cinsiyet hormonları arasında sıkı bir iliÅŸkinin varlığını düşündürür. Çocukluk cağında nedensiz ÅŸiddetli karın aÄŸrıları, kusma atakları migren nedeniyledir.” diyor.

Migren, özellikle hormonal değişikliklerden sık etkilenir. Bu nedenle örneğin periyot dönemlerinizde şiddetli ağrıların ortaya çıkması normaldir. Bu açıdan başka bir destekleyici kanıt olarak da migren tipi ağrıların, genellikle hamilelik dönemlerinde azaldığı gözlenir.

anneyiz.biz


Okumak



Yorum Yapın

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Sitede yer alan makaleler ve yazılar tamamen bilgilendirme amacı ile verilmiştir. Doğacak sonuçlardan site yönetimi sorumlu değildir. Hastalıklarınızda doktorunuza danışmadan hiç bir tedaviye başlamayınız.