Siroz Hastalığı

Siroz, karaciğer hücrelerinin ilaçlar, hastalık ya da başka etkenlerle yenilenmelerinden daha büyük bir hızla ölmeleridir. Böyle bir durumda ölen hücrelerin yerini lifli bir doku kaplar, karaciğer işlevini yerine getirememeye başlar. Hastalık nedeni ortadan kaldırılsa bile yıkıma uğrayan karaciğerin düzelmesi olanaksızdır. Hastalık 5-10′yıl boyunca ilerledikten sonra ortaya çıkar.

SİROZUN NEDENLERİ

Siroz, karaciğerin mikrop kapması, zehirlenme, ana safra kanalının tıkanması sonucunda ya da doğuştan gelen metabolizmaya ilişkin bir bozukluk ve kalp yetersizliği gibi dolaşım sorunlarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Endüstrileşmiş ülkelerde sirozun temel nedeni alkolizmdir. Kadınlardan çok erkeklerde görülür. Tropikal ve astropikal ülkelerde sirozun nedeni çoğu kez viral hepatitis (karaciğe’r yangılanması) denen mikrobik hastalıktır.

İLAÇLAR VE ZEHİRLİ MADDELER

Çeşitli maddeler karaciğer hücrelerini öldürebilir. Bunların arasında karbon tetraklorid ve benzen gibi sanayide kullanılan kimyasal maddeler ile örneğin güzelavratotunda bulunan atropin gibi doğal zehirler vardır.

Çok ender olsa da, kimi anestezi gazları, özellikle başka ilaçlar da kullanılıyorsa, aşırı duyarlı hastaların karaciğerlerini yıkıma uğratabilir. Çoğunlukla zararsız olan bir dizi ilaç, uzun sürelerle ve bol miktarda alındığında siroza neden olabilir. Bu ilaçlar arasında parasetamol sayılabilir.

Alkolden kaynaklanan karaciğer yıkımı, alkolün alınma süresine ve miktarına bağlıdır. Alkolün türü önemli değildir. Karaciğerin bozulması için sarhoş olmaya gerek yoktur. Her gün düzenli olarak alınan az miktarda alkol, arada bir küp gibi içmekten daha zararlıdır.

Aşırı içki içmek, kötü beslenmeyi de beraberinde getirir; çünkü kalori alkolden alınır ve mide sıvıyla şişer. Kötü beslenme, çok içki içenler için özellikle yıkıcıdır. Bunun nedeni, karaciğer bozukluğunun ancak yeterli beslenme ile giderilebilmesidir.

MİKROPLANMAYA BAĞLI KARACİĞER YIKIMI

Dünyada 200 milyon kişide görülen viral hepatitis B, karaciğer yangılanmasına yol açar. Yangılanma siroza dönüşebilir. Mikrop kan, öksürük ve sperm yoluyla bulaşır. Derideki herhangi bir sıyrık, ufak bile olsa virüsün kana karışmasına yol açar. Kan örneği alan ve diş çeken doktorlar bu tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Böbrek diyaliz makinelerine giren ya da sürekli kan nakli gereken hastalar da aynı tehlike altındadırlar. Erkek eşcinseller arasında da viral hepatitis B olayları çok yüksektir.

ANA SAFRA KANALININ TIKANMASI

Karaciğerin salgıladığı safra, yağları sindirmek amacıyla kullanılmadığında safrakesesinde depolanır. Bu kese karaciğerin altındadır ve ona bir kanalla bağlıdır. Sıvı halindeki safra, safrakesesine gelince kimi zaman öylesine yoğunlaşır ki, keseden çıkıp kanala yönelen bir ya da birden çok safra taşı oluşur. Bu taşlar kanalı tıkar ve karaciğerden gelen sıvının akışını engeller. Bunun sonucunda yığılan safra, karaciğere basınç yapar. Birkaç ay sonra karaciğer hücreleri yıkıma uğrar ve siroz baş gösterir.

DOĞUŞTAN GELEN NEDENLER

Kimi kişiler doğuştan başlayarak ya da hemen sonra kimi kimyasal maddeleri değişime uğratma ya da salgılama yetersizliği gösterirler. Normal bir beslenme bu maddeleri içerdiği gibi vücut da bunları üretir. Yıllar sonra, bu maddeler birikip karaciğeri zehirlemeye başlar. Karaciğer bunları parçalayıp yok edemez. Sonuçta karaciğer hücreleri ölür, yara dokusu oluşur ve normal biçim bozulur. Metabolizma sorunları olan şekerlilerin karaciğerleri yağlanır. Kolesterolün parçalanmadığı kişilerde, karaciğerde küçük beyaz kolesterol benekleri ve çok ender olsa da göz pınarlarında ya da kulak memelerinde ksantoma (küçük ur) oluşur.

SİROZUN SONUÇLARI

Sağlıklı bir karaciğer sünger gibidir. Siroz baş gösterdiğinde karaciğer esnekliğini yitirir, büzülür, katılaşır ve kan akımını engeller. Sonunda kanı karaciğere taşıyan damarlar boyunca basınç artar. Kan başmandaki bu artış KCJHİ toplardamarı yüksek tansiyonu olarak bilinir.

HASTALİK BELİRTİLERİ

Sirozun ilk evrelerinde çoğu kez hiçbir belirti olmaz. Hastalık giderek artar. Ancak kapı toplardamarında yüksek tansiyon belirinceye dek, belli belirsiz bir hazımsızlık, iştahsızlık ve kilo kaybı gözlenir. Bu belirtilerin tek başlarına bir anlamı yoktur. Ancak tümü bir arada görüldüğünde ciddiye alınmalıdır. Basıncın artması nedeniyle başka damarlar, özellikle de yemek borusu çevresindeki damarlar ansızın fırlar. Bu durum çok tehlikeli olabilir, kanama başlayabilir. Bunu durdurmak çok güçtür. Derhal müdahale gerekir. Sirozlu hasta tıbbi müdahaleye ilk kez kan kustuğu zaman gereksinim duyar. Bu durumda doktor yemek borusu çevresindeki damarların durumunu bir optik endoskopla gözler. Kimi zaman hastalıktan etkilenmiş olan kan damarları, yemek borusu çevresindeki damarlar gibi vücutta gizlenemez deriden görülebilir. Bu durum göbek çevresindeki bölgeyi temizleyen damarlar için geçerlidir. Basınç altında gerildiğinde bu damar kıvırcık saçlı bir başı andırır. Gelen kanın azlığı ve hücrelerin yıkımı nedeniyle, vücutta ve kanın kimyasal bileşiminde başka değişiklikler de olur. Kandaki oksijen taşıyan hemoglobin sayısı yetersizse, anemi baş gösterir. Vücutta gereğinden fazla sarı bilirubin varsa sarılık da olabilir. Karaciğer yeterli protein üretimine yardımcı olamadığından sıvı birikimi olabilir ve yerçekimi bu sıvı fazlasının karına ya da ayak bileklerine gitmesine neden olur. Bu bölgeler şişer.

Yıkıma uğramış karaciğerin gösterdiği bir başka belirti de, östrojen hormonunun harekete geçmesidir. Kadınlarda âdet kanamaları belli belirsiz değişir. Erkeklerdeki belirtiler daha belirgindir. Sirozlu bir erkekte göğüsler şişer, tüyler dökülür ve cinsel istek azalır.

Siroz gelişirken, ciddi zihinsel değişiklikler olur. Haftalarca sonra, zihinsel yavaşlık ve karışıklık başlar. Hastalıklı karaciğer, zehirlerin dolaşım sisteminde kalmasına neden olduğundan, hasta ölmeden önce komaya girip çıkar.

TEDAVİ VE ÖNLEME YOLLARI

Siroz, tedavisi çok güç bir hastalıktır. Doktorlar çoğu kez, özel beslenme rejimleri ve idrar söktürücü ilaçlar vererek belirtileri en aza indirmeye çalışırlar. Yıkım başladıktan sonra, karaciğer hücrelerinin zedelenmesi penisilamin ve azatioprin gibi ilaçlarla azaltılabilir.

Kapı toplardamarı yüksek tansiyonu kimi zaman ameliyatla çözülebilir. Ameliyat, kapı toplardamarındaki kanın bir bölümünün, karaciğerin yanından açılacak bir geçitten doğrudan doğruya genel dolaşıma akmasını sağlar. Böylece kan basıncı düşer. İçinden geçen kan miktarının azalmış olmasına karşın karaciğer işlevini gereğince yerine getirebilir. Siroz kesin tedavisi olmayan bir hastalık olduğundan tedavi etmekten çok, önlemenin yolları aranmalıdır. Aşırı içki tüketimi önlenirse, sirozlu hasta sayısı da azalacaktır. Hastalığı kesin olarak tedavi etmek olanaksız olsa da kötüleşmesi önlenebilir. Parasetamol zehirlenmesinin neden olduğu siroz, büyük ölçüde önlenebilir. Bu ilaç günde üç dört ya da ayda 100 taneden fazla alınmamalıdır. Viral hepatitis B’ye karşı bir aşı geliştirilmiştir. Bundan böyle karaciğerin mikrop kapmasından kaynaklanan sirozlar azaltılabilecektir. Sirozun yanı sıra viral hepatitis B, bazı karaciğer kanserlerinden de sorumludur. Aşı bu durumda da etkilidir. Safra tuzlarından oluşmuş safrakesesi taşları kenodeoksikolik asit adlı bir ilaçla, kanalı tıkamadan önce kimyasal olarak eritilebilmektedir. Kolesterol içeren safrakesesi taşları, karaciğeri yıkıma uğratmadan önce ameliyatla alınabilir.

Demir ve bakırın kimyasal değişime uğramasını sağlayan ilaçlar da geliştirilmiştir. Bunları, doğuştan metabolizma bozuklukları olan hastalar kullanabilmekte, böylece demir ve bakırın depolanmasından- kaynaklanan karaciğer rahatsızlığı ortadan kalkmaktadır.

Okumak



Yorum Yapın

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Sitede yer alan makaleler ve yazılar tamamen bilgilendirme amacı ile verilmiştir. Doğacak sonuçlardan site yönetimi sorumlu değildir. Hastalıklarınızda doktorunuza danışmadan hiç bir tedaviye başlamayınız.