Pankreas Hastalıkları

Pankreas hastalıkları az görülen ancak genellikle Önemli hastalıklardır * başlıca nedenleri alkol ve öd taşlarıdır * süreğen pankreas yangısı * teşhis ve tedavisi

Pankreas karın bölgesinde, midenin alt arka ucuna yaslanmış önemli bir bezdir. Görevi besinlerin kolayca sindirilebilecek biçimde parçalanmasını sağlayan kimyasal maddeleri üretmektir. Besinlerin parçalanması işleminde enzim adı verilen çeşitli kimyasal maddeler rol alır. Bu maddelerin üçte birinden çoğu pankreas, geri kalanları ise bağırsak çeperi tarafından üretilir. Pankreasın ürettiği sıvı, toplayıcı kanallar yoluyla, pankreas kanalında toplanır. Pankreas kanalı, bağırsakları mideye bağlayan onikiparmak bağırsağına açılır.

Pankreas kolay kolay hastalanmayan bir organdır. Ancak kimi zaman, çok hızlı gelişen ve iveğen pankreatit denen bir yangılanma görülebilir. Yangılanma uzun sürer ve sinsi bir gelişme gösterirse hastalığa süreğen pankreatit denir. Her iki pankreatit türü de az rastlanan hastalıklar olmakla birlikte son derecede tehlikeli durumlardır. Pankreasta ur gibi oluşumlara rastlanabilir.

İVEĞEN PANKREATİT

Bu hastalık ancak beş binde bir kişiyi etkiler. Genellikle ansızın başlar. Hasta karın bölgesinin üst kısmında, sağda sırtın ortasına doğru ağrı duyar. Ağrı başlangıçta sürekli ve hafiftir. Bir saat kadar sonra şiddetlenir. Mide bulantısı ve kusma olabilir; yüz solgunlasın Hasta terler. Hastaların yarısında belirtiler üç dört günde geçer. Bununla birlikte kimi durumlarda hastanın durumu hızla kötüleşir, şiddetli kusmalar olur, hasta şok geçirebilir.

YANGILANMANIN NEDENLERİ

Yangılanmanın başlıca iki nedeni vardır. Bunlardan biri pankreasla bağırsaklar arasındaki kanalın tıkanma-sıdır. Bu duruma hastanın öd kesesinde oluşmuş öd taşlarının öd kanalıyla pankreas kanalının birleştikleri noktayı tıkamaları yol açar. Birleşme noktası bu kanalların onikiparmak bağırsağına açıldığı bölümdür. Taş her iki kanalı da tıkayarak pankreasın yangılanmasına yol açar. Kimi zaman, taşlar öd kanalı ya da öd kesesinin yangılanmasına neden olur. Yangı pankreasa sonradan geçer.

Pankreatitin ikinci önemli nedeni aşırı alkol tüketimidir. Sürekli olarak alkol oranı yüksek içki içilmesi pankreası bozar. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, alkolün pankreas salgılarını çoğaltıcı bir etki yaptığı saptanmıştır. Öte yandan alkol, kanallar çevresindeki hücrelerin şişmesine yol açarak, bezdeki kanalların tıkanmasını kolaylaştırır. Tıkanan kanalların pankreatite neden olduğu düşünülmektedir. Başka bir olasılık da, alkoliklerin pek çoğunda görülen beslenme yetersizliğinin yol açtığı protein eksikliğinin yangılanmaya yol açmasıdır.

İVEĞEN PANKREATİTİN TEDAVİSİ

Pankreatitli hastaların birçoğu hastanede tedavi edilir. Ağrı kesici iğneleri yapılır, damardan serum verilir. Pankreas yangısının önüne geçebilecek özel bir ilaç yoktur. Ancak hastaların çoğunluğu dinlenme ve iyi bir bakımla iyileşirler. Durumu kötüleşen hastalar ameliyat edilir. Ameliyat özellikle öd taşlarının pankreas kanalını tıkadığı durumlarda yapılır. Taş alınırken pankreasın belli bir bölümünü çıkarmak gerekir. Ancak bu ameliyattan sonra pankreas özsularının dışarı sızması tehlikesi vardır. Sızma nedeniyle ameliyat yeri kapanmayabilir. Bu durum yeni sorunlar çıkmasına yol açar. Hastanın durumu çok ağırsa, doktorlar taşı almaktan kaçınırlar. Çünkü bu durumda ameliyatın tehlikesi çok büyüktür. Ameliyat için hastanın biraz iyileşmesi beklenir. Kimi zaman pankreasta yangılanma sonucu büyük kistler oluşur. Kistlerin de daha sonra yapılacak bir ameliyatla temizlenmesi gerekir. Tıbbi girişimlere karşın iveğen pankreatit hastalarının onda biri ölür.

İveğen pankreatiti olan kişilerin hastalığın ilerlemesini önlemek için alkolü hemen bırakmaları gerekir.

SÜREĞEN PANKREATİT

Süreğen pankreatit yavaş ilerleyen sinsi bir hastalık olduğundan belirtiler haftalarca, hatta aylarca ortaya çıkmayabilir. En değişmez belirtisi karnın üst bölümündeki ağrıdır. Zaman zaman sırtta ağrı duyulur. Kimi zaman son derece şiddetlenir. Hasta kamburunu çıkararak oturunca biraz azalır. Yemek veya içki ağrının artmasına yol açar.

Pankreas yangılanması yeterli miktarda enzim oluşmasını engellediğinden hasta besinini yeterince sindiremez. Yediği yağ ve proteinler bağırsaklarda özümlenemeden vücut dışına atılır. Bu nedenle dışkı aşırı yağlı olur. Hasta kilo kaybeder, ishal olabilir.

Süreğen pankreatiti olan hastaların yaklaşık olarak yarısında bezdeki ensülin üreten odacık hücreleri yıkıma uğradığından şeker hastalığı görülür. Şeker hastalığının ilk belirtileri susuzluk, sidiğin çok artması ve kolayca bir enfeksiyona yakalanmadır.

Zayıf, sık sık tekrarlayan ağrılardan yakınan ve sonunda şeker hastalığına yakalanan bir alkolik süreğen pank-reatitli hastaların tipik örneğidir. Çünkü hastalığın fazla iveğen olmayan türünün iki ana nedeni öd taşları ve alkolizmdir. Bunlardan alkolizm daha yaygın bir nedendir. Hastalığın varlığından kuşkulanıldığında bir dizi test yapılarak teşhis konur. En basit test hastanın dışkısında fazla miktarda yağ ya da protein olup olmadığını araştırmaktır.

SÜREĞEN PANKREATİTİN TEDAVİSİ

Hasta alkolikse, hemen bu alışkanlığından vazgeçmesi istenir. Çünkü en küçük dozda bir alkol bile çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Ağrıları azaltmak için ağrı kesici ilaç kullanılır. Ancak ağrı kesici olarak uzun süre morfin ve benzeri ilaçları kullanmak alışkanlık yapabileceğinden tehlikelidir. Besinlerin sindirilmesini kolaylaştırmak amacıyla hastaya enzim içeren kapsüller verilir. Kilo kaybını önlemek için yağ ve karbonhidratlı bol besinler içeren bir beslenme biçimi önerilir. Hastada şeker hastalığı başlarsa ensülin tedavisine geçmek gerekir.

Kronik pankreatitli hastaların yarısından çoğu tedavi edilince iyileşir. Alkolü bırakmayan kişilerde ise ağrılar sürer ve hastalık arasıra şiddetlenir. Bununla birlikte alkolü bırakanlarda bile bir miktar ağrı olabilir. Bu durumda pankreasın bir bölümünü ameliyatla almak gerekir. Bu ameliyatın güçlüğü ve yan etkileri olması nedeniyle, her zaman uygulanan bir yöntem değildir. Varsa öd taşlarının da ameliyatla alınması gerekir. Ancak öd taşlarının alınmasından sonra bile pankreatit tamamen iyileşmeyebilir.

KİSTLİ FİBROZ

Kistli fibroz pankreastan başka sümüksü madde salgılayan öteki bezleri de etkileyen bir hastalıktır. Bunlar arasında akciğerlerdeki ve bağırsak çeperlerindeki bezler de vardır. Hastalığın-nedeni, bezlerdeki bir aksaklık sonucu, sümüksü maddenin çok az ve çok koyu salgılanmasıdır. Hastalık çocuklarda 3000′de bir oranında görülür. Anne ve babanın akraba, örneğin kardeş çocukları olmaları durumunda hastalanma olasılığı artar.

KİSTLİ FİBROZUN BELİRTİLERİ

Hastalık kimi zaman çocuk doğarken kendini belli eder. Normal olarak çocuk doğum sırasında mekonyum adı verilen, koyu ve rengi yeşile çalan bir maddeyle sümüksü bir madde içinden geçer. Eğer sümüksü madde oluşmamışsa mekonyum kaygan olmadığından çocuğun geçmesi olanaksızlasın Bu durumda mekonyumun operatör tarafından alınması gerekir.

Hastalığın 3 ile 18 aylık arasındaki çocuklarda ortaya çıkması olasılığı daha fazladır. Belirtileri ishal ve kilo kaybıdır. Pankreasın sümüksü maddeyle tıkanması ve yeterli miktarda sindirim enzimi üretememesi sonucunda, yağlar ve proteinler sindirilemeden dışkıya geçer. Kistli fibrozu olan çocuklarda akciğerlerde sümüksü madde üretiminin yetersizliğine bağlı olarak göğüs enfeksiyonları oluşur.

TEŞHİS AMACIYLA UYGULANAN TESTLER

Kistli fibrozdan kuşkulanıldığında özel bir test uygulanarak teşhis konur. Test bir filtre kâğıdında toplanan terin içindeki tuz oranının araştırılmasına dayanır. Kistli fibrozu olan çocuklarda ter normalden daha yoğun olacağından tuz oranı da yüksektir.

PERHİZ VE ÖTEKİ TEDAVİ YOLLARI

Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Ancak teşhis erken konursa, hastayı rahatlatıcı önlemler alınabilir. Öncelikle karbonhidratlı ve yağlı bir beslenme biçimi uygulanır. Ayrıca her yemekte besinlerin sindirimine yardımcı olacak enzimleri içeren ilaçlar alınır. Böylece ishal ve kilo kaybının önüne geçilir. Düzenli olarak antibiyotik kullanılarak göğüs enfeksiyonları önlenir. Anne ve babaya çocuğun akciğerlerini temiz tutmasının yolları öğretilir. Hastalığa yakalanan çocuklar dikkatli bir tedavi uygulanırsa yaşarlar. Ancak ağır bir akciğer hastalığı geçirirlerse akciğerleri yıkıma uğrayabilir. Çok ağır durumlarda ise, büyük bir olasılıkla hasta çocuk ölebilir.

Okumak



Yorum Yapın

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Sitede yer alan makaleler ve yazılar tamamen bilgilendirme amacı ile verilmiştir. Doğacak sonuçlardan site yönetimi sorumlu değildir. Hastalıklarınızda doktorunuza danışmadan hiç bir tedaviye başlamayınız.